KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/16 E., 2014/23830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sürücü belgesi bulunmayan ve olay anında 223 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın saat 21.20 sıralarında idaresindeki araç ile tek yönlü cadde üzerinde seyretmekte iken şerit ihlali yapıp, karşı yol bölümüne girerek, karşı yönden seyreden mağdur ... idaresindeki araçla çarpışmaları sonucu kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçen mağdur ...’ın hayati fonksiyonlarını 2. derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak ve mağdurlar ... ile ...’nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda;
suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle mağdur ...'ı yaralama eylemi şikayete tabi olmamakla birlikte, uzlaşmaya tabi olduğu, mağdurun da duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını, zaralarının karşılandığını ve sanık ile uzlaştıklarını bildirdiği, sanığın tek bir eylemi ile taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike, taksirle yaralama suçunun zarar suçu olduğu,
zarar suçunun oluştuğu durumda artık trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilemeyeceği, mahkemece yargılama sonunda uzlaşmanın gerçekleşmesi nedeniyle taksirle yaralama suçundan açılan davanın CMK'nın 254/2. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Çünkü; uzlaşma ile fail ve mağdur arasında zararın giderilmesi konusunda anlaşma sağlanmış olmakla, yapılan anlaşma gereği zararın kararlaştırılan miktarda ödenmesi veya giderilmesi durumunda ceza davası açılmamakta veya açılan dava düşürülmektedir. Böylece devlet ile fail arasındaki ceza ilişkisi sona ermekte ve fail cezalandırılmaktan kurtulmaktadır.
Uzlaşma kurumu uyuşmazlığı hukuki ve cezai tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmaktadır. Uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiğinde CMK'nın 253/19. maddesi gereğince mağdurun artık hukuk mahkemelerinde dava açamayacağı hükmü de gözetildiğinde; taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının sanığın tek bir eylemi ile meydana geldiği, taksirle yaralama suçundan uzlaşma nedeniyle ceza verilemediği de gözetilerek sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/16, K. 2014/23830, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama