KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/16511 E., 2015/16002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 12 - 2014/258597
- Mahkemesi
- Ankara (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 02/04/2014
- Numarası
- 2014/476-2014/363
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmamasına imkan veren ve bu yönüyle sanık lehine olduğunda şüphe bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,” gerekmekte olup, 257 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen ve adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden bir kez yararlandığı anlaşılan sanık hakkındaki hükmün, “Sanığın kişilik özellikleri,
duruşmadaki tutum ve davranışları, geçmişteki hali gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmediğinden” ibarelerine dayalı olarak, açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, kayden 15.08.1983 doğumlu ve suçun işlendiği 13.02.2014 tarihi itibariyle otuz yaşını bitirmiş olan sanık hakkında hükmedilen 2 ay hapis cezasının, TCKnın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 50/3. maddesine de yer verilmesi,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin bendinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle de TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 3. paragrafının, “3- Sanığa hükmedilen 2 ay hapis cezasının, TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/16511, K. 2015/16002, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama