KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/1761 E., 2014/17087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat
- Hüküm
- Davanın süre yönünden reddi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya kapsamına göre; dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, Ceza Genel Kurulu'nun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas-2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı,
ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava edilmesi,
dava süresi açısından en lehe kabul ile Borçlar Kanunu'nun 60. maddesindeki sürenin kabulü gerektiği ve her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle, kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar bakımından, beraat hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanun'a göre tazminat istenemeyeceği,
bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında 26.12.1983 tarihinde verilen ve 03.01.1983 tarihinde kesinleşen beraat kararı ile tazminat davasının açılmış olduğu 31.12.2012 tarihine kadar 29 yıldan fazla süre geçtiği ve davacının bu uzun süre içerisinde hakkındaki takipsizlik kararından haberdar olmadığından söz etmenin yaşamın olağan akışına uymayacağı, davanın süresinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı gözetilip, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/1761, K. 2014/17087, 2 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama