KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/2484 E., 2015/4178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle Yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
15.11.2011 günü saat 14:00 sıralarında sürücü ...'in yönetimindeki kamyonet ile yerleşim yeri dışında, 5.80 metre genişliğinde, iki yönlü, düz ancak kazanın hemen öncesi sert korkuluksuz sağa tehlikeli virajın olduğu, kuru, stabilize kaplama yolda kamyonetin kasasında eşyalarla birlikte seyahat etmekte olan katılanlar ... ve ... ile beraber seyri sırasında, karşı yönden gelen sürücü belgesiz sürücü ...'ın kullanımında olan otomobilin ani fren yapması ile kayarak sürücü ...'in kullanmış olduğu kamyonun sol ön çamurluk kısmına çarpması neticesinde katılan ...'nın hayati tehlikeye ve 5. derece kemik kırığına neden olacak şekilde,
...'nın ve ...'nın ise basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı olayda, kusur tespitinin mahkemenin yetkisi kapsamında olduğu, sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı aracı ile stabilize, kaygan ve tozlu bir zeminde yolun durumuna uygun olmayacak bir hızla seyrettiği sırada, karşı yönden gelen kamyonu görünce frene basması ile kontrolünü kaybederek karşı yönden gelen kamyona çarpması neticesinde asli kusurlu olarak kazaya neden olduğu şeklindeki mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı dikkate alınarak,
tebliğnamedeki bozma içeren düşünceye iştirak edilmemiş, sanığın asli kusuru ile sebebiyet verdiği kazada katılanlardan birinin nitelikli, diğer ikisinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanması nedeniyle, sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/2484, K. 2015/4178, 5 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama