KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/2596 E., 2014/16366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- 13.896,10 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili . tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davacı hakkında hırsızlık suçundan ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2012 tarih, 2011/490 esas, 2012/41 karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve bu hükmün 10.05.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının 1 yıl 8 ay hapsin şartlı tahliye tarihi dikkate alındığında, infazı gereken sürenin 1 yıl 1 ay 7 gün olup, cezaevinde 4 yıl 3 ay 3 gün süre ile kaldığının anlaşıldığı, davacının aldığı cezasının infazını tamamladığını ve haksız olarak cezaevinde kaldığı fazla süre nedeniyle tazminat talep ettiğini belirtmesi karşısında,
Tutuklu kaldığı süre ile almış olduğu cezanın şartlı tahliye tarihi dikkate alındığında, gözaltına alındığı 11.07.2007 tarihinden itibaren 1 yıl 8 ay hapis cezasının şartlı tahliye ile karşılığı olan sürenin karşılığı 402 gün olup ( 1 yıl 1 ay 7 güne tekabül ettiği) bu sürenin gözaltı tarihinden itibaren hesaplanması halinde 18.08.2008 olan şartlı tahliye tarihinden sonra,
fazla olarak 1151 gün daha cezaevinde kaldığının tespit edilmesi nedeniyle, davacı hakkında sürdürülen ceza yargılaması kısa sürede sonuçlandırılmış olsaydı, davacının (sanığın) suç tarihi itibariyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanuna göre hükümlü sayılması nedeniyle ve iyi halli olmak koşuluyla cezaevinde kalması gereken süre daha sınırlı olacak iken,
davacının tutuklu yargılanması ve hükümlü statüsüne geçememesi nedeniyle muhtemel şartla tahliye tarihine kadar olan hükümlülük süresinden fazla süre ile ceza infaz kurumunda kaldığı ve kanunun infazda öngördüğü indirimden yararlanamadığının anlaşılması karşısında, Dairemizin aynı yöndeki 2012/24083 esas, 2013/1 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 2709 sayılı T.C.
Anayasası'nın 19/son, 40/son ve 90. maddeleri gereğince iç hukuk kapsamında kanun hükmünde bağlayıcılığı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesindeki özgürlük ve güvenlik hakkı düzenlemeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına göre, davacının koruma tedbirine konu mahkûm olduğu ceza davasında sonuç olarak tayin edilen ceza miktarı nazara alındığında, tutuklu kaldığı sürenin uzun olduğu ve Sözleşmenin 5/3. maddesine aykırılık oluşturacağının değerlendirilmesi suretiyle davacının her türlü zarar kavramı içinde düşünülmesi gereken şartla tahliye tarihinden itibaren tazminata hak kazanacağı gözetilip, uğranıldığı iddia
edilen maddi ve manevi zararla ilgili olarak fazla süre ile kalınan 1151 gün yerine sanık (davacının) 1 yıl 8 ay süre olan mahkumiyetinin tamamının tutuklu kalınan süreden mahsubu suretiyle 945 gün üzerinden eksik maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının 1 yıl 8 aylık mahkûmiyetinin infazının 18.08.2008 tarihinde tamamlandığından, yasal faizin başlangıç tarihinin 19.08.2008 olması gerekirken, yasal faizin tutuklama tarihi olan 13.07.2007 olarak belirtilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/2596, K. 2014/16366, 2 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama