KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/2958 E., 2014/15474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun'a göre tazminat
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup. Ceza Genel Kurulu'nun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas ve 2010/57 sayılı kararında, 466 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı,
ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği, dava süresi açısından en lehe kabul ile Borçlar Kanunun'un 60. maddesindeki sürenin kabulünün gerektiği ve her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle, kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında beraat hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanun'a göre tazminat istenemeyeceği,
bu kapsamda incelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden Diyarbakır 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin, 09.10.1995 tarih, 1994/525 esas, 1995/468 karar sayılı dosyasındaki kesinleşme şerhine göre davacı hakkındaki beraat hükmünün, 17.10.1995 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.02.2012 tarihinde, 10 yıl dolduktan sonra açıldığının anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın tamamen reddine karar verilmesi karşısında kendisini vekille temsil ettiren davalı hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/2958, K. 2014/15474, 24 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama