KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/10014 E., 2016/2279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- 2.129,26 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2013 tarih ve 2012/1024 esas, 2013/54 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, 4733 sayılı Kanuna muhalefet, kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticaret amacıyla satın alma suçlarından tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 11.02.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 08.11.20013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
12.06.2012-18.09.2012 tarihleri arasında 98 gün süreyle tutuklu kalan davacıya, gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplanan 2.344,12 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hesaplama hatası sonucu maddi tazminatın eksik tayini, ayrıca nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,
tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/10014, K. 2016/2279, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama