KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/10278 E., 2016/8454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK’nın 85/1, 62, 50/4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanık ... müdafii, sanık ... ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Katılanlar vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan sıfatı bulunan ve ölenin eşi olan ...'ın 17.12.2009 tarihli duruşmada sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, mahkemece 17.06.2010 tarihli duruşmada ölenin eşi ... ve ölenin yani küçük kızı ... hakkında katılma kararı verildiği,
19/11/2012 tarihinde talimat mahkemesince alınan beyanında sanıklardan şikayetçi olduğu yönünde beyanda bulunmuşsa da şikayetten vazgeçmeden sonra tekrar şikayetçi olmanın hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla, katılanlar hakkında verilen katılma kararı hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden,
adı geçenler yönünden katılanlar vekilinin vaki temyiz istemi ile sanık ...'nın yokluğunda 26/12/2013 tarihinde verilen ve 23/06/2014'te kendisine usulünce tebliğ edilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 04.07.2014 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ölüm ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığına, sanığın kusuru bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "sanığın amaç ve saiki," gerekçelerine dayanılmayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4-1a, 52/2. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece TCK'nın 50/4 ve 52/2. maddesine göre çevrilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6.maddesine aykırı davranılması,
3-Davaya katılma hakkı bulunmayan ... ve ... yararına, sanık ... aleyhine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün A-1. fıkrasındaki "sanığın amaç ve saiki" ibaresinin çıkarılması, A-4. paragrafında yer alan “TCK'nın 50/4. maddesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “TCK'nın 50/1-a” ibaresinin yazılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/10278, K. 2016/8454, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama