KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/10677 E., 2015/18132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Davacılar vekilinin 06.09.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacıların bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldıklarını, yapılan yargılama sonunda üzerlerine atılı suçtan beraatlerine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davaların mahkemece reddine ilişkin hükümler, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizce bozma ilamından sonra benimsenen görüşe göre.
5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, dava dosyası incelendiğinde; beraat hükmünün 06.10.2009 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat hükmünün CMK'nın 142/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde ilgilisi durumunda bulunan davacılara tebliğ edilmediği, davanın ise 06.09.2010 tarihinde açıldığı,
beraat kararında CMK'nın 141/2, 231/3 ve 232/6. maddeleri uyarınca yapılması gereken “tazminat isteme hakkı olduğuna ilişkin” bildirimin yapılmadığının anlaşılması karşısında davanın beraat hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açıldığı gözetilerek, yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “davacıların nakti teminat bedellerini 27.04.2010 tarihinde iade aldıkları, beraat hükmünün kesinleşmesinden bu itibarla haberdar oldukları ve tazminat davalarını 3 aylık sürede açmadıkları” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/10677, K. 2015/18132, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama