KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/1092 E., 2015/16939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki kamyon ile gündüz vakti, meskun mahalde seyir halinde iken, kamyon arka kapağının kendiliğinden açılması sonucu, yaya kaldırımında yürümekte olan yayalara çarptığı ve iki kişinin hayati tehlike geçirecek şekilde ve sağ temporal fraktür oluşacak şekilde yaralandığı olayda;
tam kusurlu sanık hakkında alt sınırdan ayrılarak ceza verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş şekli, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca asgari hadden daha fazla ayrılarak, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sürücü belgesinin alınmasının hukuka aykırı olduğuna ve sanığın kusursuz olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak, Tayin olunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde yükümlülük belirlenmemesi ve uzman görevlendirilmemesine karar verilmemesi ile denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağının kararda açıklanmaması suretiyle CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 51/6-7-8. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 7.paragrafından sonra sırasıyla “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 6. fıkrası uyarınca sanığa denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük veya uzman kişinin görevlendirilmesine takdiren yer olmadığına,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/1092, K. 2015/16939, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama