KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/13388 E., 2016/2816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini ihlal
- Hüküm
- TCK'nın 134/1-2, 35/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Oluşa ve dosya kapsamına göre; öncesinde birbirlerini tanımayan sanık ... ile mağdur ...'in hasta ziyareti için geldikleri hastanenin kafeteryasında karşılaştıkları, mağdurun karşısında oturan sanığın, vücudunu tamamen mağdura doğru çevirdikten sonra uzun süre ona baktığı, sanığın itici oturuşundan ve ısrarlı bakışlarından rahatsızlık duyan mağdurun yerinden kalkıp bayanlar için tahsis edilmiş lavaboya gittiği ve ihtiyacını gidermek için girdiği tuvalette eğildiği sırada, bilahare ayakkabılarından teşhis ettiği sanık tarafından kameralı ve gri renkli bir cep telefonunun kapı altındaki boşluktan içeri doğru uzatıldığını fark edip,
bağırarak yardım istemesi üzerine, cep telefonunu geri çekip, tuvaletten hızla ayrılan sanığın, ertesi gün kolluk görevlileri tarafından yakalandığı ve sanığa ait kameralı, gri renkli cep telefonunda mağdura ait herhangi bir görüntünün tespit edilemediği olayda,
Sürekli takip ve gözetim altında bulundurduğu mağdurun fiziksel mahremiyetini içeren görüntüsünü kaydetme kastını taşıyan sanığın eyleminde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, sanığın, cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadına yönelik eylemiyle cinsel taciz suçunu da işlediği anlaşılmakla,
Bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK'nın 44. maddesine uygun olarak daha ağır cezayı gerektiren özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmasına; ayrıca, görüntü kaydetmeye elverişli cep telefonuyla çekim yapmak isteyen sanığın, mağdurun durumu fark etmesinden dolayı kaydı gerçekleştiremeyip, elinde olmayan sebeplerle eylemini tamamlayamaması ve tuvaletin dışından iç kısımda bulunan mağdura baktığına dair bir iddia ve delil de bulunmaması karşısında,
sanığın subut bulan eyleminin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğuna ve fiilin teşebbüs aşamasında kaldığına dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere.
TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi ve sanığın adli sicil kaydında yer alan ...
Sulh Ceza Mahkemesinin 22.06.2009 tarih, 2009/4 esas, 2009/412 karar sayılı ilam içeriğine göre, tekerrüre esas nitelikte cezası bulunduğu halde, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/13388, K. 2016/2816, 24 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama