KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/13414 E., 2016/11158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK’nın 89, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 50/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki otomobil ile gece vakti, 6 metre genişliğindeki iki yönlü ve keskin virajlı yolda, alkollü olarak karşı yönden gelen traktörün şeridine girdiği, şikayetçi olan 3 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına asli ve tam kusurlu olarak neden olduğu olayda;
suçun işleniş şekli, işlenmesindeki özellikler, sanığın kusurunun ağırlığı ile hak ve nesafet kuralları da gözetilerek maddede belirtilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile tayin ve tespiti, ayrıca eylemin bilinçli taksir ile işlendiğinin kabulü ve TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması sureti ile bir hüküm kurulması gerekirken, temel cezanın alt sınırdan ve 6 ay hapis olarak belirlenmesi, ayrıca suç niteliğinde yanılgıya düşülüp eylemin basit taksir ile işlendiğinin kabulü sureti ile yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan "yaptırımın" ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile "tedbirin" olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının "a" bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği,
somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/13414, K. 2016/11158, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama