KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/13541 E., 2015/18000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı vekilinin, 14.04.2015 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak... Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 2.237 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintilerin hatalı yapılması suretiyle belirlenen 2.090,40 TL'nin hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini, davacı vekilinin temyiz talebinin vekalet ücretine hasren olduğu belirlendiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamı üzerine yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 3. fıkrasında, CMK 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, aynı tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmolunacağının belirtilmiş olması karşısında, davacı lehine 3.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile 1.500 TL vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/13541, K. 2015/18000, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama