KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/14270 E., 2017/3797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişisel verilerin kaydedilmesi
- Suç Tarihleri
- 04/10/2009-07/11/2009
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerlerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan yapılan yargılama sonunda, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığının kabulüyle sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların eylemlerinde kişilerin huzur ve sükununu bozma ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesine rağmen CMK'nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi yerine, aynı Kanun'un 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat hükümleri kurulması suretiyle CMK'nın 232/6. madde ve fıkrasına aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ilk paragrafının, “Sanıklar hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan açılan davaların yapılan yargılaması sonunda, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/14270, K. 2017/3797, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama