KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/14336 E., 2017/7629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj
- Hükümler
- 1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/2, 62, 53/1, 63. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
2- Sanıklar ... ve ... hakkında şantaj suçundan dolayı TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 107/2. maddesi atfıyla 107/1, 62, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in, şantaj suçundan sanıklar ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın, mahkemenin istemi üzerine baroca atanan zorunlu müdafiiden haberdar olmadığı ve tek oturum süren duruşma sonunda hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin de bu müdafiiye tefhim edilip, aynı müdafii tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmakla.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli, 2008/7-2008/56 ve 20.03.2012 tarihli, 2011/235-2012/110 sayılı kararlarında belirtilen “Kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olan sanık buna itiraz etmez ise zorunlu müdafiin yapmış bulunduğu ve kendisinin de açıkça karşı çıkmadığı tüm tasarrufların sonuçlarına katlanmak durumundadır.
Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda ise zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğ kendisine bağlanan hukuksal sonuçları doğurmaz.” ilkeleri gereğince, sanık ...'a, yokluğunda verilen 03.06.2014 tarihli kararın başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak tebliğ edilip, hükümleri temyiz etmesi için mahkemenin istemi üzerine baroca atanan Avukat ... 'a muvafakat verip vermediği ve yapılan temyize rızasının olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturularak,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/14336, K. 2017/7629, 18 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama