KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/15408 E., 2016/12926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Ek Karar Tarihi
- 08/05/2015
- Suç
- Taksirle Yaralama
- Hüküm
- TCK 89/1, 89/2-b-son, 62/1, 52/2-4, 50/6, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ile temyiz isteminin reddine ilişkin karar katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 30/04/2015 tarihli hükümle 3.000.- TL adli para cezası yanında, TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin de geçici olarak alınmasına karar verilmesi sebebiyle hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin reddine ilişkin 08/05/2015 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin delillerin yeterince değerlendirilmediğine, kusura, cezanın miktarına ve eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-...Devlet Hastanesince düzenlenen 14/10/2014 tarihli adli rapora göre katılan ...'nun kemik kırığı yanında hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olması nedeni ile artırım hükümleri arasında TCK'nın 89/2-e maddesinin gösterilmemesi,
2- TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 26.02.2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hükmün kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği,
somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, adli para cezasına karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi ve sanık hakkında hükmedilen adli para cezası taksitlendirilirken ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine dair ihtaratın TCK'nın 52/4. maddesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5237 sayılı TCK'nın 50/6-7. maddesi uyarınca yapılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 2. bendinin çıkarılarak yerine, “Katılan ...'nun kemik kırığı yanında hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış olması nedeni ile TCK'nın 89/2-b-e maddeleri gereğince sanığın cezası yarı oranında arttırılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin yazılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/15408, K. 2016/12926, 23 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama