KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/1655 E., 2015/16029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 12 - 2014/211012
- Mahkemesi
- Harran Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 03/12/2013
- Numarası
- 2013/149 - 2013/589
- Suç
- 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 13/10/2012 tarih, 28440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2011/18 Esas, 2012/53 sayılı kararı ile 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde.
Yüksek Mahkemece “mülkiyet hakkı ihlali” iddiasının kabul edilmediği, ancak, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan “belirlilik ilkesi” ne göre, kişilerin maliki bulundukları taşınmazların korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu ya da sit alanı içerisinde kaldığını öğrenmeleri gerektiği hususunun vurgulandığı, iptal hükmündeki gerekçeler doğrultusunda, 2863 sayılı Kanunun “tespit ve tescil” başlıklı 7. maddesinin 6498 sayılı Kanun ile değiştirildiği,
buna göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edilmesi; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulması gerektiği; belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak,
taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılacağı. 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 09/03/1979 tarihli kararı ile 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilen yerde, .... ilçesi, .... köyü, 381 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, sanığın izin almaksızın tek katlı, 150 m2 üzerine kurulu, briket duvarlı, beton tabliyeli, üç oda bir mutfak şeklinde, yapı inşa etmek suretiyle inşai müdahalede bulunduğunun tespit edildiği, ilgili tescil kararının 1983 yılında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilan edildiği,
taşınmazın maliye hazinesi adına tescilli olması sebebiyle sanığın eyleminin hukuka uygun bir zeminde gerçekleşmediği, ayrıca sanığın savunması da dikkate alındığında, yapılan inşaatın arkeolojik ve kentsel sit alanı içerisinde kaldığını bildiği, sanık hakkında iddianamenin düzenlenme tarihi olan 08/01/2009 tarihinden önce dava konusu taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen fiziki ve inşai müdahalelere ilişkin olarak 06/11/2008 ve 09/11/2008 tarihlerinde tespitler yapılmış olması hususu da gözetildiğinde, sanığın atılı eylemi, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla defalar işlediği,
bu kapsamda yüklenen suçtan hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeksizin, bozmadan sonra 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1 maddesinde düzenlenen suça ilişkin olarak sanığa yüklenen eylemin suç teşkil etmeyeceği gerekçesi ile hatalı değerlendirlmelerle beraatine dair yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/1655, K. 2015/16029, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama