İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/2252 K.2015/11034

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya,…

Esas2015/2252Karar2015/11034Tarih17 Haziran 2015Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2015/2252 E., 2015/11034 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2015
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme
Hüküm
5237 sayılı TCK'nın 87/4, 29/1, 62/1, 53/1, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın eyleminin taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17/06/2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık hakkında, iş arkadaşı olan ölene basit tıbbi müdahale oluşturacak şekilde yumrukla vurması sonucu önceden bilinmeyen ve öngörmediği kalp-damar hastalığının aktif hale gelmesi sonucunda ölmesi dolayısıyla TCK’nın 23, 86/2 ve 85/1. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmü dairemizce oy çokluğuyla eylemin TCK’nın 86/1 ve 87/4 maddeleri kapsamında kaldığından bahisle bozulmuş, bozmaya uyan mahalli mahkeme sanığı TCK’nın 87/4, 29 ve 62.maddeleri gereğince cezalandırmıştır. Biz aşağıdaki gerekçelerle eylemin taksirle öldürme olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.

Dairemizin 23.2.2012 tarih ve 2011/15869 Esas ve 2012/5011 sayılı kararında belirtildiği gibi “5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu,

çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir.

Kanunun 87/4. maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısından uygulanması mümkün olmadığı gibi 2. fıkra kapsamında yaralanmaların 3. fıkradaki arttırım nedenleri bulunsa da uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânı bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu sonucu öngörmeksizin hareket etmişse, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.

Failin ölüm sonucunu öngörmesi mümkün olmakla birlikte, gerekli özeni göstermeyerek ölüme neden olması halinde faili taksirle öldürmekten sorumlu tutmak mümkün ise de, ölüm sonucunun meydana gelmesinin öngörülmesi mümkün değilse failin taksirle öldürmeden sorumlu tutulması mümkün değildir.

Neticenin öngörülebilir olmaması halinde, faili meydana gelen ağır sonuçtan sorumlu tutmak, yeniden objektif sorumluluğun kabulü anlamına gelecektir ki, böyle bir kabul kusur sorumluluğunu benimseyen ceza kanununun sistematiğine de aykırıdır.”

Bu olayımızda da sanığın basit tıbbi müdahalelik yaralaması sonrası.... İhtisas Kurulunca, ölümün travmanın eforu ve stresiyle kendinde mevcut kalp damar hastalığının aktif hale geçmesine bağlı solunum dolaşım durmasından ileri geldiği olay ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu, ancak saptanan travmatik değişimlerin başlı başına ölümü tevlit eder nitelikte olmadıkları ve mevcut yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerekmektedir.Çünkü; TCK’nın 22/2. maddesi taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Bilimsel görüşlere baktığımızda da dikkat ve özen yükümlülüğü ile ilgili şu açıklamaları görmekteyiz.

“Dikkat ve özen yükümlülüğünden, Kanun veya müşterek tecrübenin sonucu olarak kendisine toplum tarafından yüklenen dikkat ve ihtimam vazifesini ihmal eden ve zararlı neticeye sebep olan fert sorumludur. Taksir zorunlu ve gerekli özenin gösterilmemesi sebebiyle öngörülmesi mümkün olan neticenin öngörülmemesidir.

Taksirin cezalandırılmasının sebebi, failin neticeyi öngörmesi mümkün iken, özen vazifesine aykırı olarak, bu neticeyi öngörmemiş olması esasına dayanır. Failin öngörülebilir bir neticeyi öngörmesi gerekirken bunu yapmaması, toplumun kendisini kınamasının sebebidir. “

Bunun yanında basit tıbbi müdahalelik bir yaralama suçunun işlenmesi sonucunda faili taksirle öldürme suçundan sorumlu tutmak adaletli olmayabileceği gibi TCK’nun 3.maddesinde düzenlenen “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” hükmü de ihlal edilmiş olabilir. Bundan dolayı üçlü bir ayırıma gidilerek sorumluluk belirlenirse adil bir sonuca varılabilir. Buna göre:

a-Kasten yaralama suçunu başlatanın fail olmadığı hallerde kişi bir nevi savunma refleksi ile karşısındakinin saldırısını defetmek için muhatabın vücuduna acı verme kastıyla hareket ettiği durumlarda, basit tıbbi müdahalelik bir yaralama sonrası ölüm meydana gelmişse faili sadece kastından yani basit tıbbi müdahalelik yaralamadan (TCK, m.86/2) sorumlu tutmak gerekir.

b-Kasten yaralama suçunu başlatanın fail olması halinde ise; failin amacı başkasının vücuduna sadece basit tıbbi müdahalelik bir yaralamada bulunma olsa bile modern zamanın oluşturduğu hayat ortamında, insanların bu gibi basit etkiler sonrası öldükleri artık her insan tarafından öngörülebildiğinden faili basit taksirle öldürme suçundan (TCK, m.85/1) sorumlu tutmak gerekir.

c-Kasten yaralama suçu fail veya ölen tarafından başlatılsa bile failin ölendeki ölüm sonucunu doğurabilecek rahatsızlığı-hastalığı bilmesi halinde bu durumda faili dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu oluşan ölümden, bilinçli taksirle öldürme (TCK, m.85/1, 22/3) suçundan sorumlu tutmak gerekir.

Dosyamıza konu olayda sanığın basit tıbbi müdahalelik bir yaralaması sonucunda mağdur ölmüştür. Bu olayda yukarıda açıkladığımız gibi sanığı TCK’nun 87/4.maddesi gereğince sorumlu tutmak mümkün değildir. Ancak oluşan bu netice öngörülebilir bir neticedir. Dolayısıyla sanık hakkında TCK’nın 23 ve 86/2.maddelerini nazara almadan aynı kanunun 85/1.maddesi gereğince taksirle öldürme suçundan cezalandırılmalıdır. Mahkemenin TCK’nın 23 ve 86/2.maddeleri delaletiyle aynı Kanunun 85/1.maddesiyle hüküm kurması sonuca etkili olmayan uygulama olduğundan kararın onanması gerekir.

Sonuç olarak somut olayda günlük hayat tecrübelerine göre bu netice öngörülebilir bir neticedir. Sanık kasten yaralama eylemini ilk olarak başlatan kişidir. Öngörülebilen ölüm neticesi bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadığından taksirle öldürme suçunun oluştuğu kanaatinde olduğumuz için sayın çoğunluğun neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu oluşan ölümden hüküm kuran mahalli mahkeme hükmünü onama yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/2252, K. 2015/11034, 17 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2015/2252
Karar No
2015/11034
Tarih
17 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/2252 K.2015/13290
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/2252 K.2015/7837
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/2252 K.2015/19257
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/2253 K.2015/1340
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/2253 K.2015/2239
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/2253 K.2015/7157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.