İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/254 K.2015/19362

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1. derece doğal sit alanı ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan hazineye ait taşınmaz üzerinde inşai ve fiziki…

Esas2015/254Karar2015/19362Tarih17 Aralık 2015Okuma7 dk · 1.302 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2015/254 E., 2015/19362 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2015
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.302 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1. derece doğal sit alanı ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan hazineye ait taşınmaz üzerinde inşai ve fiziki müdahalede bulunulması hususunda, koruma amaçlı imar planı onayından önce ve sonra gerekli prosedürleri uygulamaya geçirmeden alandaki yapılaşmaya müsaade eden kamu görevlileri hakkında, zamanaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür. Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Sanığın, ... Koruma Kurulu'nun 24/05/2002 tarih ve 1016 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanı içerisinde ve aynı zamanda kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında yer alan, hazineye ait taşınmaz üzerindeki yaklaşık 400 metre karelik sahaya izinsiz müdahalede bulunarak, işletmecilik yaptığının iddia olunduğu, sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında, ...ilçesine geldiğinde belediye başkanı ile görüşerek,

ona kite sörf sporundan ve ilçenin doğal şartlarının adı geçen spor için elverişli olduğundan bahsettiğini, belediye başkanının konuya olumlu yaklaşması üzerine 2008 yılında fen işleri personeli ile birlikte bölgeye giderek incelemelerde bulunduklarını, bölgenin sit alanı olması nedeniyle bina inşa edilemeyeceğini öğrenerek, öncelikle konteyner yerleştirmek suretiyle faaliyete başladığını, daha sonra,

gelenlerin artmasından dolayı ahşap bir platform inşa ettiğini, bahse konu alanda 2010 yılı itibariyle belediye tarafından ölçüm yapılarak plan haritaları oluşturulup, anılan haritalarda faaliyet gösterdikleri alanın sportif amaçlı tesis alanı olarak işaretlendiğini, kurulun da sözü edilen planları onayladığını, taşınmaz üzerindeki tüm faaliyetlerini belediyenin bilgisi dahilinde ve belediye başkanı ile görüşerek yaptığını, faaliyet giderlerinin de belediye tarafından karşılandığını beyan ettiği;

... Koruma Bölge Kurulu'nun 26/07/2010 tarih ve 4984 sayılı kararı ile, 1. derece doğal sit alanı içerisindeki suça konu taşınmaz için hazırlanan

1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planı, plan notları ve tadilatının düzeltmelerle uygun olduğuna karar verildiği, ......

İşleri Müdürlüğünce gönderilen 24/04/2013 tarihli cevabi yazıda, sanık tarafından faaliyette bulunulup, kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmazın, koruma amaçlı imar planında sportif aktivite, organizasyon ve rekreasyon alanı olarak göründüğünün belirtildiği, diğer yandan, aynı imar planında imar yolu olarak görünen başka bir taşınmaz üzerinde, belediye tarafından beton temel ile yapılmış olan bir wc yapısı bulunduğu, ....

İşleri Müdürlüğü'nün 27/02/2014 tarihli cevabi yazısında da, suça konu taşınmazda yer alan yapıların, zemine müdahale olmaksızın, geçici nitelikte ahşap imalatlar olduğunun, bu haliyle belediye tarafından ruhsatlandırılamadığının, söz konusu imalatların, alana müdahalede bulunmaması, alanın korunmasına hizmet etmesi, aynı zamanda alanda gerçekleştirilen işin kamu yararını gözetmesi dikkate alınarak, 2863 sayılı Kanuna uygun mütalaa edildiğinin belirtildiği;

Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile; arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarında bulunan taşınmazlardaki yapılaşmanın, sit alanında imar yasağıyla çelişmemesi için, plan notlarına uygun hareket edilmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda, uygulama yapmak isteyenlerce hazırlanacak projelerin belediyeye sunulması, belediyenin projeyi inceleyerek, koruma amaçlı imar planına uygunluğunu saptadıktan sonra izin belgesi düzenlemesi, belediyeden alınan izin belgesine istinaden projenin uygulamaya geçirilmesi,

inşaat süresince de çalışmanın plana uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin belediye tarafından denetlenmesi gerektiği, incelenen dosyada, suça konu taşınmaza ilişkin koruma amaçlı imar planının 26/07/2010 tarih ve 4984 sayılı kurul kararı ile onaylandığı, sözü edilen plan onayından önce yapıldığı anlaşılan imalatlara yönelik yazılı herhangi bir izin veya ruhsat bulunmadığı, yapıların betonarme nitelik taşımayıp ahşap olmasının, 1. derece doğal sit alanında inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirildiğini kabul bakımından önem arz etmediği, bunun yanında, gerek ......

Müdürlüğünce gönderilen 27/02/2014 tarihli cevabi yazıdan, gerekse suça konu tesiste yapılan aktivitelere ve anılan aktivitelerin belediyenin yardım ve desteği ile icra edildiğine dair sanık tarafından ibraz olunan bilgi ve belgelerden, taşınmaz üzerindeki müdahalenin, sanığın aşamalardaki tutarlı savunmalarında ifade ettiği gibi, başından beri belediyenin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla atılı suçun maddi unsuru oluşmakla birlikte, belediyenin haberdar olduğu ve ayrıca desteklediği bir faaliyet icra ettiği düşüncesinde olan sanık yönünden manevi unsurunun oluşmadığı,

bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyetine dair hüküm tesisi kanuna aykırı,

2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “25/05/2012” şeklinde gösterilmesi, İsabetsiz olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/12/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanığın 1. Derece Doğal sit alanında... sporu tesisleri yaptığı ve suçun maddi unsurlarının oluştuğu konusunda sayın çoğunluk görüşüyle aramızda fikir ayrılığı bulunmamaktadır.

Tartışılacak olan husus suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığı olacaktır.

Sanık olaydan önce... Üniversitesinin .... bulunan .... isimli su sporları ve sörf okulunda işletme sorumlusu olarak çalışmaktadır. Hazırlık aşamasında verdiği ifadede "2007 yılında ...'ya geldiğini ve belediye başkanı ile tanışıp kendisine... Sporunu anlattığını" söylemiştir. Belediye başkanının yanına verdiği belediye fen işlerinde görevli personel ile tesisin kurulacağı mahalli gezen sanık, "alanın sit alanı olmasından dolayı bina inşa edilemeyeceğini, ancak konteyner gibi daha sonradan kaldırılabilecek malzemelerden yararlanılabileceğini" öğrenmiştir.

Buradan anlaşılması gereken husus şudur:

Tesis yapılacak alanın 1. Derece Doğal sit alanı olduğunu ve ruhsata tabi hiçbir tesisin kurulmasının mümkün olmadığını sanık yetkili makamlardan bizatihi öğrenmiştir. Bu nedenle ruhsat almak yönünde bir çaba içerisine de girmemiştir.

Buna rağmen aynı zamanda kıyı kenar çizgisi içinde kalan alana tesisler kurmuş ve belediye yetkililerinin müdahale etmemesinden aldığı cesaretle her yıl kullanım alanını genişletmeyi tercih etmiştir.

2011 yılına gelindiğinde ise tesisin kurulu olduğu alan, ...Koruma Bölge Kurulu tarafından "koruma amaçlı imar planı" kapsamında, sportif aktivite ve organizasyon ve rekreasyon alanı olarak kabul edilmiştir.

Bu kararla birlikte, daha önce bölgenin 1. Derece Doğal sit olması nedeniyle ruhsat alma imkanı olmayan sanık, ilgili kurumlardan izin alarak ve kurul kararı kapsamında faaliyette bulunabilme imkanına kavuşmuş bulunmaktadır. Ancak lehine yapılan düzenlemelere rağmen sanık, ruhsat alma veya proje hazırlayıp onaylatma yolunu tercih etmeyerek, hukuka aykırı müdahalesine kendi beyanına göre "belediyenin sözlü izinlerine ve düzenlenen etkinliklere katılımına" güvenerek devam etmiştir.

2863 sayılı Kanunda 2 tür müdahale şekli düzenlenmiştir. 9. madde kapsamında inşai ve fiziki müdahale ki yıkma, yakma, inşaat, tesisat gibi esaslı onarımlar bu kapsamdadır, bir de 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesinde cezai müeyyidesi düzenlenen ve İmar Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında ruhsat almayı gerektirmeyen boya badana, çatı tamiri gibi eylemlerdir.

Sanığın eylemi nedeniyle düzenlenen bilirkişi raporları ve dosya içerisindeki fotoğrafların incelenmesinde, davaya konu yapılar İmar Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında kalmaktan çok uzaktır. Sanık 400 m² lik alanda, toprağa çaktığı demir profiller üzerine kulubeler kurmuş ve ahşap platform inşa etmiştir. Yapıların yüksekliği 2,5 metredir. Dolayısıyla söz konusu yapıların bu haliyle taşınabilir olduğundan bahsetmek ve ruhsata tabi olmadığını iddia etmek kabul edilebilir değildir.

Sanığın üzerine atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığını da kabul etmek mümkün değildir.

İnşai ve fiziki müdahale suçlarının tartışıldığı dosyalarda dairemiz uygulamaları şu şekildedir:

Müdahale gerçekleştirilen yer sanığın kendi tapulu arazisi ve müdahale resmi makamlara yapılan başvuru sonucunda ve yine yetkili makam tarafından verilen izne dayanıyorsa suçun manevi unsurunun oluşmadığı kabul edilmektedir. Örneğin...tarafından verilen kuyu sondajı izinleri gibi.

Ancak, müdahale gerçekleştirilen yer sanığa ait tapulu bir yer değilse, hukuka aykırı bir zeminde hukuka aykırı bir eylem gerçekleştiren sanığın eyleminin iyiniyet çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini kabul ediyoruz. Örneğin ...Ormanları içerisinde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler gibi.Görüldüğü üzere sanığımız, eylemi gerçekleştirdiği yerin sahibi değildir.

Bizzat kendi ifadesiyle olay mahallinin 1. Derece Doğal Sit sınırları içerisinde kalması nedeniyle kalıcı yapılar yapamayacağını en yetkili birimden öğrenmiştir. Bu şartlarda yapı ruhsatı alamayacağını bilen sanık, koruma kurulunun bölgenin imar planını değiştirmesine rağmen hiçbir kuruma müracaat etmemiştir.

Kendi beyanına göre sözlü izne güvenerek faaliyete başlayan sanık, sözlü izni verdiğini iddia ettiği makamın yetkili olmadığını, eyleminin suç teşkil ettiğini öğrenmesine rağmen müdahalesine son vermeyerek eylemine devam etmiştir.

...Belediye Başkanlığı'nın 27/02/2014 tarihli yazısıyla "eski hale getirildiği" şeklinde görüş bildirilmiş ise de, yazı ekindeki fotoğraflardan, yapıların halen durduğu, sadece kuma saplanmış demir profiller üzerindeki tahtaların alınmış olduğu görülmektedir. Yani doğal sit alanına yapılan müdahale, 19/06/2007 tarih ve 728 sayılı Doğal Sitlerle ilgili ilke kararında açıkça yasaklanan haliyle aynen devam etmektedir. Dolayısıyla sanığın iyi niyetinden bahsetmek ve bu şartlarda iyi niyeti koruma altına almak, 2863 sayılı Kanun'un 65/2 ve 66. maddeleri ile eylemleri denetim altına alınan, bu kapsamda hukuka aykırı fiilleri yaptırıma bağlanan kurumların yazılı veya sözlü izinlerine dayanan kişilerin dokunulmazlık zırhına kavuşmalarının önünü açacaktır.

Tüm bu nedenlerle sayın çoğunluğun beraat kararına yönelik görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/254, K. 2015/19362, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2015/254
Karar No
2015/19362
Tarih
17 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/255 K.2015/12097
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2015/255 K.2015/566
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/255 K.2015/15520
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/256 K.2015/14812
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/256 K.2015/15521
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/256 K.2015/18642

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.