KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/2716 E., 2016/651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2016
- Tebliğname No
- 12 - 2014/237587
- Mahkemesi
- Ankara (Kapatılan) 23. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 13/02/2014
- Numarası
- 2013/1159-2014/121
- Suç
- Taksirle yaralama
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın 12/08/2008 tarihinde göğsündeki ağrı nedeni ile Özel Çankaya Hastanesi'ne müracaat ettiği, hastanede koroner anjiyografi yöntemiyle katılana LAD'de %90 (hazy) şeklinde raporlanan koroner arter hastalığı tanısı konularak koroner by-pass operasyonu kararı alındığı, 14/08/2009 tarihinde hastanede görevli doktor olan şüpheli M..
S.. tarafından katılanın göğüs ön duvarından hazırlanan LIMA damarı ile by-pass ameliyatının gerçekleştirildiği, hastane kayıtlarına göre başarılı geçen ameliyattan sonra hastanın 19/08/2008 tarihinde hastaneden taburcu edildiği, geçirdiği ameliyattan yaklaşık bir yıl sonra başka bir hastaneye başvuran katılanın, daha önce gereksiz yere ameliyat olduğunun söylenmesi üzerine kendisini ameliyat edenlerden şikayetçi olduğu olayda.
3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 08/06/2011 tarihli raporunda, 12/08/2008 tarihinde yapılan anjioda LAD'de % 90 (hazy) şeklinde raporlanan lezyonun % 90 düzeyinde kritik olmadığı , en fazla %50 olarak değerlendirilebileceği, LAD proksimalindeki lezyonun iskemi yapıp yapmadığının anlaşılabilmesi için ameliyattan önce myokard perfüzyon sintigrafisi çekilmesinin gerektiği, mevcut bulgularla ameliyat endikasyonunun yerinde olmadığı belirtilmiş ise de,
23/06/2010 tarihli bilirkişi raporunda sanığın koroner anjiyografi bulguları ile katılanı ameliyat etmesinin uygun tedavi yöntemi olduğunun belirtilmesi karşısında ve tıbbi değerlendirme farklılıklarının tek başına hekimin kusurlu sayılmasına yetmeyeceği anlaşılmakla, koroner arter hastası olan katılanı koroner anjiyografi bulguları sonucuna göre ve ameliyat sırasında herhangi bir olumsuz gelişme yaşanmadan ameliyat eden sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda davanın hukuki ihtilaf kapsamında bulunduğundan bahisle sanığın beraatine hükmedilmesine karşın, gerekçeli kararda sanığın kusurunun bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmek suretiyle çelişki yaratılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/2716, K. 2016/651, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama