İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/3107 K.2015/19163

Davacı vekilinin 13.12.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılamada makul sürede hakim karşısına çıkartılmadığını belirterek CMK’nın 141/1-d maddesi gereğince manevi tazminat istemine…

Esas2015/3107Karar2015/19163Tarih10 Aralık 2015Okuma4 dk · 887 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2015/3107 E., 2015/19163 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2015
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

887 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekilinin 13.12.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılamada makul sürede hakim karşısına çıkartılmadığını belirterek CMK’nın 141/1-d maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Davacı vekili 13.12.2013 tarihli dilekçesi ile davacının kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmadığı, serbest bırakılmadığı ve hakkında karar verilmediği nedeni ile 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, yapılan inceleme sonunda mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

2709 sayılı T.C. Anayasası'nın 19/son, 36, 40 ve 90. maddeleri gereğince iç hukuk kapsamında kanun hükmünde bağlayıcılığı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesindeki özgürlük ve güvenlik hakkı düzenlemeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına göre, davacının hukuki durumu değerlendirildiğinde;

somut olayda beş yıllık azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle tutukluluğun yasal dayanağının kalmadığı ve tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiası ilk bakışta haklı ve tazminat talep edilmesi mümkün görülmekte ise de, davacının koruma tedbirine konu ceza davasında tutuklu kaldığı süre yönünden ve konuya ilişkin AİHM'in tutukluluk konusunda benimsediği ilkelere bakıldığında;

davanın kapsamı, dosyadaki delillerin çokluğu, sanıklara yüklenen suçların sayısı ve niteliği, sanıkların sayısı ve davanın karmaşık olması durumunun tutukluluk süresinin makul olup olmadığının değerlendirilmesinde dikkate aldığı gibi, özellikle organize suçlar bakımından ve ayrıca olayın istisnai koşullarının, karmaşıklığının, başvurucunun kovuşturulmasına neden olan eylemin ağırlığının, başvurucunun kaçma ihtimalinin de AİHM tarafından dikkate alındığı görülmektedir.

Davacının 13.01.2012 tarihinde gözaltına alınıp, 16.01.2012 tarihinde tutuklandığı, hakkında 23.10.2012 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, 02.11.2012 tarihli tensiple birlikte tutukluluğun devamına karar verildiği, 02.04.2013 tarihinde savunmasının alınmasının ardından tahliye edildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacının (sanığın) diğer 30 sanıkla birlikte yakalandığı, terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle tutuklandığı, hakkında terör örgütünün yöneticisi olma ve 2911 sayılı Kanuna muhalefet etme suçları nedeniyle iddianame düzenlendiği, bu suçlardan yargılamanın yapıldığı, soruşturma aşamasında tutukluluk halinin devamına ve tahliye talebinin reddine ilişkin kararlarda usul ve yasaya aykırı bir unsura rastlanılmadığı,

kanuni süre içinde tutukluluk durumunun gözden geçirildiğinin anlaşılması karşısında, yargılandığı suçların niteliği, özellikle eylemlerin sayısı, sanık sayısı ve eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi dikkate alındığında, AİHM tarafından tutukluluk ve tutukluluğun devamı kararlarının gerekçesi olarak “delillerin durumu” ifadesinin ciddi suç göstergelerinin varlığının devamlılığı hususunda bir etken olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda somut olayda yargılamanın özenli yürütülmediğine ilişkin somut veriler bulunmadığı görülmektedir.

Sadece tutukluluğun uzunluğuna ilişkin itiraz ve serbest bırakmaya ilişkin talepler herhangi bir belgeye dayalı olmayıp, buna karşın mahkemenin dayanılan delillere göre atılı suçların işlendiğine ilişkin kuvvetli belirti ve tutuklama nedenlerinin varlığının devamına ilişkin gerekçesinin olay ve olgulara dayandırılmış olması karşısında, açıklanan bu nedenlerle tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı 13/01/2012 tarihinde gözaltına alınmış, 16/01/2012 tarihinde tutuklanmış olup, kamu davasının açılmasından sonraki ilk duruşma olan 02/04/2013 tarihinde tahliye olmuştur. Sanıkla birlikte hakkında dava açılan kişi sayısı 16'dır.

Üzerine atılı suçlardan tutuklanan davacının tutuklamaya sevk tarihi itibariyle hakkında büyük oranda deliller toplanmış olup, en kısa sürede hakkındaki kamu davasının açılması gerekirdi.

Kanunda tutuklama kararından sonra iddianamenin hangi sürede düzenlenmesi gerektiğine dair bir düzenleme getirilmemiş olup, bu durum soruşturma evresinin kovuşturma evresi kadar sıkı kurallara bağlanmaması ve soruşturma evresinin dağınıklığının bir sonucu olabilir. Bununla beraber kabul edilebilir makul bir sürede kamu davasının açılması gerekirdi. Tutuklu şüpheliler hakkındaki kamu davasının açılmasına ilişkin bir süre öngörülmemesi, yargılama sürecini de içine alan en üst toplam sürelerin (Bir yıl altı ay veya beş yıl, CMK, m.102) kullanılması sonucunu doğurmamalıdır. Tutuklu işlerde soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılması için gerekli dikkat ve özen gösterilmesi gerekir. Bu aşamada mağdur olanlarında zararlarının giderilmesi hukuk devleti olmanın gereğidir.

Bilindiği gibi 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren CMK'nın 94.maddesinde kamuoyunda yol tutuklaması olarak da adlandırılan ve yakalanan kişinin "yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır" hükmü dolayısıyla aylarca hatta bir yıldan uzun bir süre kişiler esas yargılandıkları mahkemeye gönderilmeyi bekliyorlardı.

Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 04.04.2012/15700-9187 ve 15.05.2012/20114-12183 tarihli kararlarından sonra uygulamada daha hassas davranılmaya başlanılmış ve 21.02.2014 tarihinde kabul edilen 6526 sayılı Kanunla CMK'nın 94.maddesinde yeni bir düzenleme yapılmıştır.

Buna göre: "Yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır." Bu düzenleme ile süresiz tutuklu kalma hali 24 saatle sınırlandırılmıştır.

Dolayısıyla Yüksek Yargının bu kararı ile uygulamada soruşturmaların, bilhassa tutuklu olanlar bakımından daha hassas davranılması sonucunu doğuran bir etkisi olabilirdi. Kararların hak ve özgürlükler konusundaki hassasiyetin en yüksek seviyeye çıkarılmasına katkı sağlaması gerekir.

Yargı tarihinde ilk olma özelliği bulunmayan bir soruşturmada 445 günlük tutukluğun hak ihlaline sebebiyet verdiği ilke olarak kabul edilmesi gerekir. Bunun yanında 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla CMK'nın 141/3. maddesi bu gibi uygulamalar için getirilmiş yeni bir düzenlemedir. Mahalli mahkemece hükmedilen 5.000 lira manevi tazminat makul olup, hükmün onanması gerekirdi.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, sayın çoğunluğun toplamda 445 gün tutuklu kalmayı makul kabul edip, tazminat verilmesine gerek olmadığından hükmün bozulması yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/3107, K. 2015/19163, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2015/3107
Karar No
2015/19163
Tarih
10 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/3107 K.2015/6141
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/3108 K.2015/5094
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/3108 K.2015/18693
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/3109 K.2015/5787
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/3110 K.2015/5786
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/3110 K.2015/17632

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.