KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/3901 E., 2015/14228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 12 - 2013/276073
- Mahkemesi
- Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 27/06/2013
- Numarası
- 2013/337 - 2013/337
- Suç
- Taksirle Yaralama
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, ancak maddede itiraz yöntemi, inceleme usulü ve itiraz merciince verilebilecek kararlara ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle konu öncelikle 5271 sayılı CMK’nın itiraz kanun yoluna ilişkin 267 ila 271. maddeleri kapsamında değerlendirilerek sonuca bağlanmalıdır.
Kanunun 267. maddesi uyarınca itiraz ancak; hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararları açısından mümkün olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hükümle ilgili olarak itiraz merciince bir değerlendirme yapılması veya henüz hukuki varlık kazanmamış bulunan bu hükmün incelenmesi mümkün değildir.
İtiraz merciince, hükmün açıklanması kararına ilişkin yapılan incelemede, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı isabetsiz görüldüğünde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, dosya itiraz sonucuna göre işlem yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmelidir.
İtiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz kabul edildiği takdirde, Kanun’un 271. maddesindeki, itiraz merciince, itirazın kabulü halinde, itiraz konusu hakkında da karar verilmesi zorunluluğu hükmünden hareketle, hükmün açıklanmasına karar verilmesi mümkün değildir. Her ne kadar kanunda konuyu düzenleyen açık bir hüküm bulunmamakta ise de, aksinin kabulü, birçok sorunu ve tartışmayı da birlikte getirecektir.
Şöyle ki, maddenin 4. fıkrası uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olması nedeniyle, açıklanan hükmün kesin olup olmayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, hükmedilen hapis cezasının ertelenememesi ve seçenek yaptırımlara çevrilememesi nedeniyle, itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırıldığında kişiselleştirmeye ilişkin bu müesseselerin değerlendirilip, değerlendirilemeyeceği, değerlendirilebileceğinin kabulü halinde ise,
kural olarak dosya üzerinde inceleme yapan itiraz merciince bu konuda karar vermenin mümkün olup olamayacağı gibi birçok sorun çözümsüz kalacaktır.
Bu nedenlerle, itiraz merciince itirazın kabulüne karar verildiği taktirde, dosyanın hüküm mahkemesine gönderilerek, merciince kanuna aykırı olduğu belirtilen hususların mahkemesince değerlendirilip, duruşma açılarak, taraflar duruşmaya çağrıldıktan sonra, 5271 sayılı CMK’nın 223. vd. maddelerindeki düzenlemelere uygun olarak tesis edilen hükmün açıklanması ve açıklanan bu hükümde, daha önce yasal zorunluluk nedeniyle değerlendirilemeyen ve uygulanamayan erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususlarında da karar verilmeli, mercii kararının kararı üzerine yeni bir değerlendirme ve yeni şartların ortaya çıkması halinde bu konular da değerlendirilmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/3901, K. 2015/14228, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama