KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/4208 E., 2016/2617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2016
- Tebliğname No
- 12 - 2014/276327
- Mahkemesi
- İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 03/06/2014
- Numarası
- 2014/43-2014/207
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden beraat hükmünün 04.01.2010 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 13.12.2013 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının talebi tümüyle reddine karar verilmiş olsa dahi koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepli davaların niteliği gereği davacıdan harç alınamayacağının gözetilmemesi,
2- Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, vekili aracılığıyla davaya cevap dilekçesi sunan davalı hazine yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/4208, K. 2016/2617, 22 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama