KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/4932 E., 2016/270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olaydan 1,5 saat sonra alınan rapora göre 105 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın idaresindeki motosiklet ile, yanında arkadaşı olduğu halde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı, kaza sonrası motosiklette bulunan kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanması nedeniyle sanık hakkında taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, mahkemece, mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle taksirle yaralama suçundan düşme kararı verildiği, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise beraat kararı verildiği olayda,
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur.
Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği,
bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla.
İncelenen dosyada; olaydan 1.5 saat sonra yapılan ölçüme göre 105 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/4932, K. 2016/270, 13 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama