KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/5819 E., 2016/930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
160 promil alkollü halde trafikte araç kullanma suçundan dolayı kanun maddesinde seçimlik ceza öngörmeden, hapis cezasının yaptırım olarak belirlendiği TCK'nın 179/3-2. maddesi gereğince hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak takdir hakkının kullanılmasının gerektiği halde mahkemece, "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörülmesi nedeniyle, TCK 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına,
suçlunun kişiliği, suç işleme konusundaki egilimi göz önüne alınarak TCK 50. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine takdiren yer olmadığına'' denilmekle, kanun maddesinde sadece hapis cezasının yaptırım olarak belirlendiği TCK 179/3-2. maddesinin seçimlilik ceza öngördüğü şeklinde yanlış degerlendirilme ile sanık hakkında adli para cezasının uygulamama gerekçeleri arasında hapis cezasının tercih edildiğinin sayılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/5819, K. 2016/930, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama