KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/642 E., 2015/12086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2015
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Ağır Ceza Mahkemesi Hüküm : Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. (CMK'nın 299/1.) maddesi gereğince reddine,
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat '' ibaresi yerine, ''5271 sayılı Kanunun 141 maddesine göre tazminat talebi’’ ibaresine yer verilmesi, ''22/05/2012'' olan dava tarihinin ''25/05/2012'' olarak yazılması ve hüküm duruşmasında hazır bulunan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması, mahallinde ilavesi ve düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği ve yanlışlıkları olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas-2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı,
ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte, hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği ve dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarih, 2014/141 esas, 2014/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise,
3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği ve dava süresi açısından Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulü ile her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle, kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında beraat hükmünün verilmesinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği bu kapsamda, incelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında 30.09.1996 tarihinde verilip, 08.10.1996 tarihinde kesinleşen beraat hükmü ile tazminat davasının açılmış olduğu 22.05.2012 tarihine kadar 15 yıldan fazla süre geçtiği,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/642, K. 2015/12086, 29 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama