KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/10028 E., 2018/4707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/1-2-b, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm Mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, lehine hükümlerin uygulanmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, talimatla ifadesinin alındığı yer mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın, CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabüle göre de;
2-Sanığın gündüzün şehir içinde bölünmüş yolda seyri sırasında yol çalışması sebebiyle trafiğe kapalı alana geldiğinde bölünmüş yolun diğer istikametinde yani ters yönde seyrine devam ederek seyrine göre orta refünden sağdan sola geçmeye çalışan yayaya refüje yakın yerde yolun doğru seyir istikametine göre sol şeridinde çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, suçun bilinçli taksirle işlendiğinin ve cezasında TCK'nın 22/3. maddesine göre artırım yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
3-TCK'nın 53/6. maddesine göre trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmesine rağmen sanığın ehliyetinin 2 ay süreyle geri alınmasına karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/10028, K. 2018/4707, 24 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama