KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/10493 E., 2019/2841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 67/1, TCK'nın 43, 62, 63.54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suçundan yapılan yargılama sonunda, 2863 sayılı Kanunun 67/1, TCK’nın 43, 62, 63, 54. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
aynı maddenin 8. fıkrası gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 28/10/2010 tarih ve 2010/32 Esas, 2010/241 Karar sayılı kararının 04/01/2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 06/03/2013 tarihinde basit yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedildiği,
ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına dair Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarih ve 2014/715 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkumiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirlerinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır.
İncelenen dosya kapsamına göre; Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin 28/10/2010 tarih ve 2010/32 Esas, 2010/241 Karar sayılı ilamı ile sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan anılan Kanunun 67/1, TCK’nın 43, 62, 63, 54. maddeleri gereğince neticeten 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesine müteakip, sanığın öngörülen 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle yapılan ihbar üzerine, mahkemece sanık hakkında yeni bir hüküm tesis edilmesi gerektiği, bu kapsamda, hükmün gerekçe kısmında, iddia, savunma ve kabul ile kabulü sağlayan delillerin gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde gerekçesiz hüküm tesisi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/10493, K. 2019/2841, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama