KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/12788 E., 2018/9161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/1, 89/2-d, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelemesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/06/2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri,
temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 30.01.2015 tarihinde verilen hükme karşı 03.03.2015 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE;
2-Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ve mağdurun sanığın kullandığı motorla seyir halindeyken sanığın motor üzerinde ayağa kalktığı ve arkasında oturan mağdura direksiyonu tutmasını söylediği, mağdurun direksiyonu tutamayarak tarafların motorla düştükleri ve mağdurun yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandığı,
sanığın mahkemedeki savunmasında olay gününde uyuşturucu hap aldığını ve olayı hatırlamadığını belirttiği olayda, mahkemece sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği ancak sanık hakkında hükmolunan cezada TCK’nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini süresinde aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak hükmün gerekçe kısmında sanık hakkında TCK'nın 44 maddesi dikkate alındığında, fiilin aynı anda iki suçu birden oluşturmakta olup, fikri içtima kuralları gereğince taksirle yaralama suçundan cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğinin,
TCK 179. madde gereğince sanığa ceza verilmediğinin belirtildiği anlaşıldığından sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden bu konuda karar verilmemiş olmasının zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün bulunduğunu belirten görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-Sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/12788, K. 2018/9161, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama