KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/2442 E., 2017/6126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya kapsamına göre; katılan ...'nun devam eden bel fıtığı rahatsızlığı sebebiyle olay tarihinde, bel ve bacak ağrısı şikayeti ile sanık ...'ın hemşire olarak olarak çalışmakta olduğu ...
Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine başvurduğu yapılan muayenenin ardından katılana, anksiyete bozukluğu ve lumgalgo siyatik tanısı konulduğu ve ağrısı olduğu için intramüsküler ağrı kesici enjeksiyonunun diğer sanık stajer öğrenci olan... tarafından yapıldığı, sanık ...'ın ise stajer olan diğer sanığa enjeksiyon işlemi sırasında refaket ettiği, yapılan iğnenin ardından katılanın sol ayağında ağrı, uyuşma hissettiği ve üzerine basamadığı bunun üzerine şikayette bulunan katılanın adli rapor düzenlenmek üzere aynı hastaneye sevk edildiği 27.07.2012 tarihli rapora göre katılanın sol ayak bileği hareketlerini yapamadığı,
EMG tetkikiyle solda siyatik sinirin aksonal basarlanmasıyla uyumlu buguların bulunduğunun tespit edildiği, yine adli rapor amacıyla sevk edildiği ... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yapılan EMG tetkikleri sonucu her ne kadar peroneal motor dalının ileri parsiyel aksonal duyusal dalının total aksonal, tibial sinirin parsiyel aksona,
sural duyusal dalının total aksonal hasarını düşünündüren bulgular saptanmış ise kişinin olay tarihindeki muayene bulguları olmadığından belirtilen sinir hasarının mekanik-şimik etkiyle veya kişiye ait herhangi bir hastalığa bağlı olabileceğinden mevcut belgelere göre katılanda tespit edilen durumun kendisine yapılan iğne ile illiyet bağı olup olmadığının anlaşılamayacağının belirtildiği ve ...Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12.03.2014 tarihli ve 1680 sayılı kararda, “Dava konusu olayda kişiye gluteal bölgeden intramüsküler enjeksiyon yapıldığının anlaşıldığı,
enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile sinir hasarına neden olabileceklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonların tekniğine uygun yapılması durumunda da daha önceden öngörülemeyecek ve önlenemeyecek arazlara sebep olabildiği, bu durumun her türlü özene rağmen oluşabilecek herhangi bir kusur ve ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon olarak nitelendirildiği, enjeksiyonun yapılış tekniği ve uygulanan bölgenin uyumsuzluğu yönünden tıbbi bir delil de tanımlanmadığından,
tüm bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, enjeksiyonu uygulayan sağlık personeline herhangi bir kusur izafe edilemediği oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde görüş içeren rapora itibarla katılanda meydana gelen sağlık sorununun oluşmasında sanıkların kusurlarının bulunmamasından dolayı sanıklar hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilin sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ... kendini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden, beraat eden sanık lehine ve hazine aleyhine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/2442, K. 2017/6126, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama