KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/5050 E., 2018/1120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- CMK’nın 231/11.maddesi gereği hükmün açıklanması ile
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1,53/6.maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.03.2012 tarih, 2011/21 esas, 2012/336 karar sayılı kararının 07.06.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 01.06.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan Denizli 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/594 esas, 2014/104 karar sayılı ve 27.02.2014 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 09.04.2014 tarihinde kesinleşmesiyle,
5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasten suç işlediği gerekçesiyle yapılan ihbar üzerine CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ilişkin aynı mahkemenin 02.12.2014 tarih ve 2014/370 esas, 2014/584 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Tam kusurlu olarak bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, bir kişinin ise nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, alt sınırdan ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/5050, K. 2018/1120, 6 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama