İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/5757 K.2018/4660

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin…

Esas2016/5757Karar2018/4660Tarih19 Nisan 2018Okuma4 dk · 786 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2016/5757 E., 2018/4660 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2018
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle Öldürme
Hüküm
TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

786 kelime·4 dk okuma

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1938 doğumlu müteveffa ...'nun vefatından bir hafta kadar önce rahatsızlandığı, bu nedenle oğlu olan katılan ... tarafından Nazilli Devlet Hastanesine götürüldüğü, burada ilk muayeneyi nöbetçi hekimin yaptığı, daha sonra kalp doktoru olan tanık doktor ... ... müteveffayı muayene ettiği ancak müteveffanın rahatsızlığının nöroloji uzmanının alanına girdiğinin tespiti üzerine, nöroloji uzmanı olan sanığın, müteveffayı muayene ettiği, sanığın müteveffayı muayene ettikten sonra müteveffanın rahatsızlığının kalp ile ilgili olduğunu belirttiği, bunun üzerine müteveffanın 3 gün yoğun bakımda kaldığı,

daha sonra hastaneden doktor ... ... onayıyla taburcu edildiği, ertesi gün müteveffanın tekrar rahatsızlandığı ve katılan tarafından Nazilli Devlet Hastanesine getirildiği, nöbetçi doktor nöroloji uzmanı sanığı çağırdığı, bunun üzerine sanığın geldiği ve müteveffayı taburcu ettiği ancak akşam vakti müteveffanın rahatsızlanması sonucu katılanın tekrar müteveffayı Nazilli Devlet Hastanesine getirdiği, nöbetçi doktor nöroloji uzmanı sanık Doktor ...'i çağırdığı sanığın gelmediği ve müteveffanın tekrar eve getirildiği, ertesi gün müteveffanın tekrar rahatsızlandığı ve katılan tarafından Nazilli Devlet Hastanesine götürüldüğü,

nöbetçi doktorun sanığı çağırdığı ve müteveffanın yoğun bakıma alındığı ve yoğun bakımda iken, 15/09/2011 tarihinde kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, serebrovasküler hastalık sebepleriyle vefat ettiği somut olayda.

ATK 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 08.08.2012 tarihli, 3164 karar sayılı raporunda, “...Hastanın dosyası ve takip kayıtları değerlendirildiğinde; ilk defa 09.09.2011 tarihinde şikayetinin başladığı, sol vücud yarısında istemsiz hareketler, ağızda kayma gibi acil şartlarında diğer hekimler tarafından da tespit edilebilen nörolojik bulguların varlığı, takip eden sürede sol alt ekstremite güçsüzlük ve sonuçta komaya kadar giden şuur kaybının eşlik ettiği, progresif bir inme tablosu olduğu görüldüğü,

ilk çekilen BT’de 09.09.2011 tarihli intrakranial patoloji olmaması hastada yalnızca intraserebral kanama olmadığı ortaya koyacağı, daha öncesinde kalp kapağı patolojisi olan eski serobrovasküler hastalık öyküsü olan ve coumadin kullanan hastanın 09.09.2011 tarihli yatışı sırasında tespit edilen INR değeri 1.66 olan hastada embolik natürü inme tanısı ile takibe alınması, hızlı antikuogülasyonun sağlanması,

inme prepresyon riskinin en yüksek olduğu ilk 24 ile 48 saat içersinde hastanın nörolojik yönden takip edilmesi ve bu bahsi geçen organizasyonun yapılabilmesi için nöroloji kliniğine yatışının yapılması gerektiği, 14.09.2011 tarihli kranial MR’da sol serebellar hemisferde izlenen subakut lezyonunda bu bahsi geçen süreyle uyumlu olduğu düşünüldüğünde Nöroloji Uzmanı Dr. ...’in hastayı takip ve değerlendirme konusunda kusurlu olduğu, eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı,

zamanında yatış yapılarak tedavi edilmesi halinde kişinin kurtulma imkanının bulunduğuna oy birliğiyle mütalaa olunduğu...”, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan, 16/04/2014 tarih ve 2014/51431/2008 sayılı raporunda ise; “....Dosya kapsamındaki radyolojik tetkiklerin Kurumumuzca yapılan değerlendirmede,” 09.09.2011 tarihli BBT’de intrakranial patoloji izlenmediği,

14.09.2011 tarihli kranial MR’da periventriküler beyaz cevherde kronik vasıflı iskemik gliotik sinyal değişiklikleri yaş ile uyumlu serebral atrofi bulguları sol serebellar hemisferde T2 ve flair serilerde hiperintens fokal iskemik lezyon alanı mevcut olduğu, 15.09.2011 tarihli BBT’de sol serebellumda silik konturlu fokal hipodens alan izlendiği” tesbit edildiği dikkate alındığında; kişinin ölümünün serebrovasküler hastalık ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, hastanın dosyası ve takip kayıtları değerlendirildiğinde; ilk defa 09.09.2011 tarihinde şikayetinin başladığı,

sol vücud yarısında istemsiz hareketler, ağızda kayma gibi acil şartlarında diğer hekimler tarafından da tespit edilebilen nörolojik bulguların varlığı, takip eden sürede sol alt ekstremite güçsüzlük ve sonuçta komaya kadar giden şuur kaybının eşlik ettiği, progresif bir inme tablosu olduğu görüldüğü,

ilk çekilen BT’de 09.09.2011 tarihli intrakranial patoloji olmaması hastada yalnızca intraserebral kanama olmadığını ortaya koyacağı, daha öncesinde kalp kapağı patolojisi olan eski serobrovasküler hastalık öyküsü olan ve coumadin kullanan hastanın 09.09.2011 tarihli yatışı sırasında tespit edilen INR değeri 1.66 olan hastada embolik natürü inme tanısı ile takibe alınması, hızlı antikuogülasyonun sağlanması,

inme pregresyon riskinin en yüksek olduğu ilk 24 ile 48 saat içersinde hastanın nörolojik yönden takip edilmesi ve bu bahsi geçen organizasyonun yapılabilmesi için nöroloji kliniğine yatışının yapılması gerektiği, 14.09.2011 tarihli kranial MR’da sol serebellar hemisferde izlenen subakut lezyonunda bu bahsi geçen süreyle uyumlu olduğu düşünüldüğünde Nöroloji Uzmanı Dr. ...’in hastayı takip ve değerlendirme konusunda kusurlu olduğu,

zamanında yatış yapılarak tedavi edilmesi halinde kişinin kurtulma imkanının kesin olmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur...” tespitlerine yer verildiği anlaşılmakla, Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15. Maddesi uyarınca, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, dosyanın bu kez Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilerek, kusur ile ölüm neticesi arasındaki illiyet bağının tereddütsüz ve şüpheden uzak bir şekilde tespiti için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/5757, K. 2018/4660, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2016/5757
Karar No
2018/4660
Tarih
19 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/5758 K.2018/4658
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/5758 K.2018/5713
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/5759 K.2018/5207
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/5759 K.2018/4661
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/5760 K.2018/3790
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/5761 K.2018/3472

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.