KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/7110 E., 2017/2186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-3. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-3. maddeleri gereğince 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Balıkesir 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26/09/2012 tarih, 2012/477 esas, 2012/673 karar sayılı kararının 16/10/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği aynı suçtan Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/764 esas, 2015/309 karar sayılı ve 05/05/2015 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 03/06/2015 tarihinde kesinleşmesiyle,
5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasten suç işlediği gerekçesiyle yapılan ihbar üzerine CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ilişkin Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2015/529 esas, 2015/692 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 2.54 promil alkollü olduğu halde sevk ve idaresindeki araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı somut olayda, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/7110, K. 2017/2186, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama