İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/10713 K.2018/2242

2- Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler : Beraat

Esas2017/10713Karar2018/2242Tarih28 Şubat 2018Okuma11 dk · 2.160 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2017/10713 E., 2018/2242 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2018
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
1- Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.160 kelime·11 dk okuma

2- Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler : Beraat

İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı sanığın beraatine ilişkin 04.05.2017 tarihli, 2017/39-2017/256 sayılı direnme kararı ile görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı sanığın beraatine ilişkin aynı tarih ve sayılı hükmü, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya incelenerek gereği düşünüldü:

İncelenen dosyada, sanığın kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı beraatine ilişkin 27.05.2014 tarihli, 2012/1556 esas, 2014/254 karar sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.11.2016 tarihli, 2015/9800 esas, 2016/12505 karar sayılı ilamı ile;

“...Sanığın savunmasına, katılanın beyanlarına, tanıkların anlatımlarına, içeriğine itiraz edilmeyen ses kaydına, dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelere göre; bir sitenin tesis müdürü olan 57 yaşındaki katılan ... tarafından resepsiyon görevlisi olarak işe alınan ve işe başladıktan bir hafta kadar sonra katılan tarafından taciz edildiğini iddia eden 31 yaşındaki sanık ...'in, önce yönetim kurulu başkanı tanık ..., daha sonra da,

yönetim kurulunda denetçi olarak görev yapan ve katılanla aralarında husumet bulunan ... sorunun çözümü konusunda kendisine yardım etmelerini istemesine rağmen iddiasına ilişkin delili bulunmamasından dolayı katılan hakkında bir işlem yapılamayacağının söylenmesi ve savunmasına göre katılanın tacizinin de devam etmesi nedeniyle katılanın taciz içeren sözlerini kaydetmeye karar verdiği, bu amacını gerçekleştirmek için katılanın telefonuna çağrı bırakmasının ardından kendisini telefonla arayan ve bir bankaya gitmekte olan katılana yönelttiği, “E şey bankaya mı gidiyorsununuz?” sorusuna, “Bankaya gidiyorum.

Ne oldu, kim gelmiş?” şeklinde aldığı yanıta, “Tamam. Yok, kimse gelmedi canım.”, şeklinde karşılık verdiği, katılanın, “Çaldırdınız, onun için döndüm ben size.” beyanı üzerine, “Hı, yok, bi şey söyleyeceğim de, hani böyle yüz yüze konuşamıyorum, telefonda söyleyeyim dedim.”, dediği, katılanın, “Öyle mi canım, söyle.” sözünden sonra, “Siz benden hoşlanıyor musunuz. Yoksa...” şeklinde soru yöneltip, “Hoşlanıyorum senden.

Heyecanlanıyorum sana dokunduğum zaman.” yanıtını aldığı, “Niye ki, herkes gibi birisiyim ben de, niye ben yani?” sorusuna, katılan tarafından, “Ne bileyim, hoşuma gidiyorsun dokunduğum zaman, Allah Allah, buna bir sebep göstermek gerekir mi sence. Biraz önce aklımdan o geçiyordu. Biraz önce oraya gelirken, yolda yürürken, ...na dokunduğum zaman aşırı bir heyecan hissettim.

Hatta orada ifade etmeye çalıştım, anlamadım mı?” şeklinde açıklamada bulunulduğu, devamında; sanığın, “Ya tamam da.”, katılanın, “Ama bu duygusal bir şey.”, sanığın, “Evlisiniz sonuçta.”, katılanın, “E ne yapalım.

Gizli gizli bir şekilde, bir, yani, sen bir birliktelik düşünmüyor musun?”, sanığın, “Yani uzun süreli mi bir şey istiyorsunuz?”, katılanın, “Bilemiyorum, gittiği yer kadar, ne yapabiliriz?”, sanığın, “Yani kısa süreli.”, katılanın, “Ya kısa süreli niye düşünüyorsun ki, bir şekilde anlıyorum, tamam, anlıyorum, hak veriyorum sana, ama, aniden böyle nereden doğdu.”, sanığın, “Evet nereden oldu yani.

İlk geldiğim günden beri mi oldu?” katılanın, “Evet, ilk geldiğin günden sonra, hatta ben biraz arandım. Ya bu ne oldu böyle telefonları vardı, şu oldu, bu oldu, aradık maradık, yoksa açık söyleyeyim yani, bazı hani şeylere katlanıyorum. Mesela tüm sıkıntılarımızı aşmaya çalışıyorum. Çünkü bana işte yeterli kadar yardımcı olamıyorsun.

Ne yapayım ben de ama sana, hoşlandığım için, onu biliyorum, zaman içinde onlara alışacaksın, tamam kabul ediyorum da, ama, senin de biraz, hani belki biraz ben fazla üstüne geliyorum.” sanığın, “Yok yani, ilk defa yani, ben babamın yanında çalıştığım için sürekli.”, katılanın, “Tamam kızım kabul ediyorum. Hepsini biliyorum, biliyorum. Ama, bir şeyleri zaman içinde kavrayacaksın. Sadece, benim şu anda, mesela ne bileyim, hani seni gördüğüm zaman, sana sarılmak istiyorum.

Seni kucaklamak istiyorum, ne bileyim, ben böyle bir arzu duyuyorum. Hani ben evli bir adamım, ama, insanlar hani bazı duygularının önüne geçemez. Açıkçası dimi?” sanığın, “Evet, doğru yani, hoşlanma var benden, öyle mi. Benden hoşlanıyor musunuz yani?” katılanın, “Evet yani bir sevginin doğması söz konusu olmaz, daha çok erken, ama, hoşlanıyorum. Hoşlanıyorum tabi, yani, tenine dokunduğum zaman hoşuma gidiyor.

Elbette bazı sıkıntılar vardır, belki senin bazı sıkıntıların olabilir. Ne bileyim ben, fiziksel olarak hazır olmayabilirsin, ama, seni kucaklamak, seni kucağıma almak istiyorum, hoşuma gidiyorsun. Durduramıyorum kendimi, yani, bilmiyorum tabi, bu ancak...” sanığın, “Niye ben?”, katılanın, “Niye sen mi.

E vaktim yok yani, bir şekilde karşıma sen çıktın, belki böyle bir boşluk vardı içimde, he yani, sende hiçbir istek uyanmıyor mu?” sanığın, “Ama ileride bir sorun olursa?” katılanın, “İleride bir sorun olmaması için çaba sarf edeceğiz. Sorun, ne gibi bir sorun olacak, yaşamamış olacağız.”, sanığın, “Korur musun yani?”, katılanın, “Seni korurken, ne gibi koruyacağım.

Sorun, ne gibi bir sorun?”, sanığın, “Yani, ne bileyim, iş konusunda olabilir.”, katılanın, “Yani, tabi elimden gelen tüm şeyleri biliyorsun. Yani, tabi seni bir şekilde buna adapte etmeye çalışıyorum. Zaman zaman hani, mesela, Nihal'e şikayette bulunuyorum ki yakınlığımız hissedilmesin diye.”, sanığın, “He.”, katılanın, “Anladınız mı. Anladınız mı. Mecburen öyle davranmak zorundayım. Çünkü, çok dikkati çekecek yani.

Ama, bir şekilde mümkün mü?”, sanığın, “Bir şey soracağım ama, buradakiler fark ederse ne olur?”, katılanın, “Fark etmeyecek şekilde yürüteceğiz, ne yapacağız.”, sanığın, “Olursa yani, bizi bir kişi görebilir. Duyarsa da yani.”, katılanın, “Neyi duyacak, duymak için bir sebep var mı. İlan mı edeceğiz, açıklama mı yapacağız?”, sanığın, “Ne bileyim yani, olabilir.”, katılanın, “Orada, çalışma esnasında, zaten yakın durumdayız. Kalkıp birbirimizi orada kucaklayacak halimiz yok.

Di mi.

Orada belli hareketlerimizin önüne geçeceğiz, ama, sen öyle bir set çekiyorsun ki ben, mecburen yani, hani yasaklanmış meyveye karşı böyle aşırı bir istek olur insanda, di mi?”, sanığın, “E öyle tabi ki de.”, katılanın, “Tabi ki de, ama, işte bende istiyorum seni kucaklamak, sana dokunmak, yani, ne bileyim ben, ...nı tutmak, sevmek, yani, doğamda var, ne yapayım?”, sanığın, “Anladım, sade hoşlanma var, öyle mi?”, katılanın, “Ne olabilir başka, yani, hoşlanma, insanların birbirine yakınlaşmasıdır.

Sen, yani, insan nasıl şey yapar. Kalkıp hani herkese, ben aşık oldum diyecek durumda değilim. Di mi. Yani elbette ki insanlar, olgun insanlar, birbirinden hoşlanır. Bu hoşlanma bir yakınlık doğurur. Ben öyle hissediyorum, ben öyle düşünüyorum. Onun için seninle başbaşa olmak istiyorum, sana yakın olmak istiyorum. Sana sarılmak istiyorum, yani, açıkçası...”, sanığın, “Evet. Peki.”, katılanın, “Sen istemiyor musun yani, he yani, sen bunu hiç istemiyor musun.

Hayır, ben hiç istemiyorum dediğin anda, ben de tabi ki düşünmek durumundayım o zaman yani bu...”, sanığın, “... Bey yalnız birisi (korna sesi geliyor) geldi, kapatmak gerekiyor.”, katılanın, “Tamam canım, tamam, görüşürüz.” şeklinde karşılıklı konuştukları,

Sanığın, katılanla aralarında geçen telefon görüşmesini gizlice kaydettikten sonra, ses kaydını, katılanın bilgisi dışında, yönetim kurulunda denetçi olarak görev yapan ..., ... de, yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda katılanın akrabası olan tanık ... dinletmesi ve görüşme içeriğinin başkalarına da duyurulması üzerine yönetim kurulunun istifa ettiği ve sanığın da iş akdinin fesh edildiği, Yaşanan bu sürecin ardından katılanın 29.12.2009, sanığın da 20.01.2010 tarihli, vekilleri aracılığıyla verdikleri dilekçelerle Cumhuriyet Başsavcılığına müracat ederek birbirlerinden şikayetçi oldukları,

Tamamlanan adli soruşturmalar ve yapılan yargılamalar sonunda, katılanın ses kaydındaki konuşmalarından dolayı sanığa yönelik cinsel taciz suçunu işlediği kabul edilerek hakkında TCK'nın 105/1, 105/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,

sanığın ise kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan dolayı TCK'nın 133/1-3. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle dava açıldığı ve sanığa yüklenen eylemlerin TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun'un 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarını oluşturabileceği belirtilerek görevsizlik kararıyla dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesini müteakip, yapılan yargılama neticesinde, sanığın,

katılanın kendisine karşı cinsel taciz suçunu işlemekte olduğuna dair iddiasını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlamak için katılanla aralarında geçen telefon görüşmesini gizlice kaydetmesi eyleminde üzerine atılı TCK'nın 133/1. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile aynı Kanun'un 134/1. maddesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak sanık hakkında her iki suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Özetlenen dosya içeriğine ve temyiz edilen hükümle sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; sanıkla katılan arasındaki iletişimin yüz yüze gerçekleşmemesi nedeniyle TCK'nın 133/1. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun, sanığın, tarafı olduğu telefon görüşmelerini kaydetmesinden dolayı TCK'nın 132/1. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmemesi karşısında, sanığın, katılanla aralarında geçen telefon görüşmesini gizlice kaydetmesi eylemi, TCK'nın 134/1. maddesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.05.2013 tarihli ve 2012/1270 esas, 2013/248 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlar dışında, karşı tarafın konuşmalarını gizlice kaydetmesi hukuka uygun kabul edilemez.

İncelelenen dosyada; taraflar arasındaki telefon görüşmesinin içeriğinde yer alan ve cinsel taciz iddiasına konu olan konuşmaların söylenmesinde, sadece katılanın tutum ve davranışlarının etkili olmadığı, aksine, sanığın, sorduğu sorularla katılanın kendisi ile ilgili duygu ve düşüncelerini ortaya çıkaran sözler sarf etmesine katkıda bulunduğu, katılanın cinsel içerikli sözlerine hiçbir tepki göstermeksizin konuşmayı sürdürdüğü, katılanın “...Hayır, ben hiç istemiyorum dediğin anda, ben de tabi ki düşünmek durumundayım o zaman yani...” sözlerini de yanıtsız bırakarak,

katılanla aralarındaki ilişkinin devamına zemin hazırladığı dikkate alındığında, katılan tarafından taciz edildiğini iddia etmesine rağmen başkalarına bu hususu açıklamak yerine en kısa sürede Cumhuriyet Başsavcılığı ya da ilgili kolluk makamlarına müracaat etmeyip, ancak katılanın kendisini şikayet etmesinden ve işten çıkarılmasından sonra katılan hakkında şikayetçi olan ve katılanın fiziksel olarak da cinsel tacizde bulunduğuna dair beyanlarından bilahare dönen sanığın,

katılanla aralarındaki ilişkinin varlığını ve boyutunu anlamlandırmaya yönelik soruları üzerine katılan tarafından verilen yanıtlardan oluşan konuşmalar cinsel taciz olarak nitelendirilemez.

Ayrıca, sanığın, kendi savunmalarında da açıkça belirttiği üzere, katılanla olan konuşmalarını kaydetme kararı alıp, bir hazırlık içerisine girmesi, sanığın cevapsız aramasından sonra katılanın sanığı araması ve sanığın sorduğu sorularla katılanı yönlendirmesi üzerine katılanın konuşmalarının gizlice kayda alınması karşısında, tesadüfen yapılan bir görüşme esnasında ve başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde değil, bir planlama dahilinde yapılan ses kaydı hukuka uygun kabul edilemez.

Açıklanan nedenlerle sanığın, katılan tarafından kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, katılanın özel yaşam alanına girdiğinde kuşku bulunmayan konuşmalarını, onun bilgisi ve rızası dışında kaydetmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 134/1. maddesinde tanımlanan görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken,

dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanığın beraatine karar verilmesi...” nedenine dayalı olarak bozulduğu ve mahkemece kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçları açısından önceki verilen kararda direnildiği belirtilerek,

kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ayrı ayrı 04.05.2017 tarihli beraat hükümlerinin kurulduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 esas, 2013/525 sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.

Dairemizin bozma ilamından sonra yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçları açısından ilk kararda yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmasından dolayı yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan,

direnme kararının eylemli uyma olarak kabulü ile görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün yanı sıra kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme-görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükmü temyizen inceleme görevinin de Dairemize ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede:

Sanığın, katılan tarafından kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç bulunmadığı halde, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde,

katılanın özel yaşam alanına girdiğinde kuşku bulunmayan konuşmalarını gizlice kaydetmesi ve içeriği özel konuşmaların kaydedildiği ses kaydını başkasına verip dinleterek katılanın bilgisi dışında ifşa etmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 134/1 ve aynı Kanun'un 134/2. maddelerinde tanımlanan görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanığın beraatine karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/10713, K. 2018/2242, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2017/10713
Karar No
2018/2242
Tarih
28 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/10715 K.2018/3153
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10715 K.2018/1342
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10716 K.2018/1632
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/10717 K.2018/1830
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10717 K.2018/1351
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10725 K.2018/2812

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.