KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/10716 E., 2018/4132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Dava tarihi : 05/12/2014 Hüküm : Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlığı altındaki 40. maddesinin ikinci fıkrası gereğince; “Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlamayı amaçlamış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerinin belirtilmesini, hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından belirtilen hususlara uyulmasını zorunlu kılmıştır.
Bu hükme paralel olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.” Aynı Kanunun 231. maddenin ikinci fıkrasında, “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.” Üçüncü fıkrada “Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hal varsa bu da bildirilir.” amir hükmü yer almaktadır. Kanunun 232/6. maddesinde ise.
“Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yasal düzenlemelere bakıldığında; gerek yüze karşı verilen, gerekse yoklukta verilen karar ve hükümlerde yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların karara yazılması zorunlu kılınmıştır.
Somut olayda tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2014 tarih, 2013/289-2014/99 sayılı beraat hükmünde tazminat talep etme hakkı hatırlatılmadığı gibi tazminat hakkının bulunduğunun kesinleşmiş beraat kararı ile birlikte bizzat davacıya tebliğ edilmediğinin görülmesi karşısında, dava açma süresi bakımından CMK'nın 142/1 maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin dikkate alınması gerektiği gözetilmeyerek, aynı maddede belirtilen 3 aylık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/10716, K. 2018/4132, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama