KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/2688 E., 2018/316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/3-2, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi talebine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmedilen 1 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Adli para cezasının TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, “taksitlerden birisi süresinde ödenmediği takdirde geri kalan miktarın tamamının bir defada tahsil edileceğine” karar verilip, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte infaz aşamasına ilişkin olan 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince yapılmasına karar verilmesi,
3- TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği,
somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının üçüncü bendinin hükümden çıkarılarak yerine, “Sanığa verilen 1 ay 20 gün hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince 50 tam gün adli para cezasına çevrilmesine.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/2688, K. 2018/316, 11 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama