İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/3243 K.2017/10582

Gizliliğin ihlali suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.11.2016 tarihli ve 2016/15217 soruşturma, 2016/9717 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın…

Esas2017/3243Karar2017/10582Tarih20 Aralık 2017Okuma5 dk · 959 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2017/3243 E., 2017/10582 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2017
Mahkemesi
Sulh Ceza Hâkimliği
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

959 kelime·5 dk okuma

Gizliliğin ihlali suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.11.2016 tarihli ve 2016/15217 soruşturma, 2016/9717 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine ilişkin mercii Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.12.2016 tarihli ve 2016/293 dosya numaralı kararını kapsayan dosya incelendi.

Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğince itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesi için evrakın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de;

1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. madde ve fıkrası gereğince, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi sebebiyle Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde,

2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Gizliliğin ihlali” başlıklı 285/5. madde ve fıkrasında, “Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için olayda bir hukuka uygunluk nedeninin olmamasının gerekeceği, hukuka uygunluk nedeninden yararlanabilmek için haberin gerçek ve güncel olması,

haberin bilinmesinde toplumsal ilgi ve kamu yararının bulunması ve haberin özle biçim arasında denge kurularak yayımlanması gerektiği, bu unsurlardan birisinin dahi bulunmaması halinde haber verme hakkından ve eylemin hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceği, somut olayda ise şikayetçinin Elazığ ilinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta olduğu dönemde Fetullahçı Terör Örgütü/Parelel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alındığı sırada basın kuruluşu tarafından haber verme maksadıyla kayıt yapılmış olması karşısında,

haberin güncel olduğu ve bilinmesinde toplumsal ilginin yanı sıra kamu yararının da bulunduğu anlaşılmakla, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 14.02.2017 gün ve 94660652-105-23-14978-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2017 gün ve 2017/10683 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. madde ve fıkrasında yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir;

kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesinden dolayı Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mercii tarafından doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

2-Gizliliğin ihlali suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ikinci kitabının “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlığını taşıyan dördüncü kısmının “Adliyeye Karşı Suçlar” başlıklı ikinci bölümünün 285. maddesinde, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 92. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir. Bu suçla adliyeye ilişkin yararlar ile adil yargılanma, soruşturmanın amacına uygun biçimde sürdürülebilmesini temin ve kişilerin lekelenmeme ya da damgalanmama hakkı korunmaktadır.

Maddenin, “Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenen 5. fıkrasındaki suçun oluşabilmesi için, yayımlanan görüntülerin, kişinin toplumda suçlu olarak algılanmasına neden olacak nitelikte olması gerekir. Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişinin görüntüsünün yayımlanmış olması, tek başına suçun oluşmasına sebebiyet vermez.

Maddenin 6. fıkrasındaki, “Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz.” hükmü ile de açıkça vurgulandığı üzere, bu suçla Anayasa'nın 28 ila 32. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3. maddelerinde düzenlenen ve ifade özürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğü ortadan kaldırılmamış, sadece sınırlandırılmıştır.

Maddenin gerekçesinde de; kişilerin masumiyet karinesinden yararlanma hakkını ihlal etmemek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellememek ve özel hayatın veya haberleşmenin gizliliğini ihlal etmemek kaydıyla, soruşturma evresindeki işlem içeriklerinin haber konusu yapılmasının haber verme hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, kişi hakkında yakalama kararı veya zorla getirme emri verilmiş olduğunun, bu karar veya emrin icra edilmekte olduğunun veya icra edildiğinin, kişinin şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmış olduğunun,

kişinin konutunda veya işyerinde arama yapılmakta olduğunun veya yapıldığının haber konusu yapılmasının gizliliğin ihlali olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir.

İncelenen dosyada; şikayetçi, Elazığ ilinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta olduğu dönemde, Fetullahçı Terör Örgütü/Parelel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alındığı sırada, adliye lojmanından çıkıp polis aracına bindirilirken ismini bilmediği bir basın kuruluşu tarafından muhtemelen yayımlanmak üzere görüntüsünün kaydedilmesi nedeniyle şikayetçi olduğunu ifade etmiş olup,

şikayetçinin şüpheli sıfatıyla gözaltına alındığına ilişkin görüntüsünün haber verme hakkı kapsamında kaydedilmesi ve şikayetçinin suçlu olarak algılanmasına yol açacak şekilde görüntüsünün yayımlandığına dair belirli bir basın ve yayın organına yönelik somut bir iddiasının bulunmaması karşısında, mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “...Öncelikle olay anında görevli kolluk mensuplarının ifadeleri alınarak müştekinin iddia ettiği basın kuruluşları, çekilen görüntüleri nerede ne zaman yayımladıklarının tespiti, bu kapsamda lojman kamera kayıtlarının getirilmesi,

kolluğun çektiği görüntülerin dosyaya konulması ile bu şekilde yapılacak tespitten sonra hangi kamu görevlisinin basın kuruluşlarına haber verdiği, olay yerinde basın tarafından görüntüleme işleminin neden engellenmediği, bu konuda kolluğun sorumlu olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi...” biçimindeki gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

SONUÇ / HÜKÜM

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.11.2016 tarihli ve 2016/15217 soruşturma, 2016/9717 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine ilişkin mercii Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.12.2016 tarihli ve 2016/293 dosya numaralı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde Sulh Ceza Hâkimliğince yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/3243, K. 2017/10582, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3243
Karar No
2017/10582
Tarih
20 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3243 K.2017/7189
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3243 K.2017/28204
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3244 K.2017/6801
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/3244 K.2017/16947
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3244 K.2017/28203
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3245 K.2017/27657

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.