İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/3896 K.2018/3594

2- Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik hakaret suçundan dolayı CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 125/2-1, 43/1, 62/1, 52/1-4. maddeleri gereğince mağdur sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet 3- Sanık hakkında mağdur ... 'a yönelik tehdit…

Esas2017/3896Karar2018/3594Tarih28 Mart 2018Okuma6 dk · 1.251 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2017/3896 E., 2018/3594 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2018
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret, tehdit
Hükümler
1- Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 136, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mağdur sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.251 kelime·6 dk okuma

2- Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik hakaret suçundan dolayı CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 125/2-1, 43/1, 62/1, 52/1-4. maddeleri gereğince mağdur sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet 3- Sanık hakkında mağdur ... 'a yönelik tehdit suçundan dolayı CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 106/1-2, 43/1, 62/1, 52/1-4. maddeleri gereğince mahkumiyet 4- Sanık hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan dolayı CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan;TCK'nın 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hakaret ve tehdit suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın, 19.01.2011 tarihinde işlediği sabit görülen mağdurlar ... ve Nurcan'a yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK'nın 136, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mağdur sayısınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası, mağdurlar ... ve Nurcan'a yönelik hakaret suçundan dolayı TCK'nın 125/2-1, 43/1, 62/1, 52/1-4. maddeleri gereğince mağdur sayısınca ayrı ayrı 1.860,00 TL adli para cezası, mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan dolayı TCK'nın 106/1-2, 43/1, 62/1, 52/1-4. maddeleri gereğince 2.500,00 TL adli para cezası, mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan dolayı TCK'nın 106/1-1, 43/1, 62/1,

53/1-2-3. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2011 tarihli, 2011/36 esas, 2011/73 sayılı kararının itiraz edilmeden 21.07.2011 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli, 2014/738 esas, 2014/515 sayılı kararı ile 02.11.2014 tarihinde işlediği sabit görülen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı TCK'nın 123/1, 62/1, 50/1-a,

52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 19.12.2014 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 05.07.2011 tarihli hükümlerin CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli, 2015/6 esas, 2015/106 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

5271 sayılı CMK'nın 254. maddesinin, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değiştirilen 1. fıkrasında, “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” hükmüne yer verilmiş ise de,

soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun karar tarihinden önce de uzlaşma kapsamında olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki; yapılan kanun değişikliği gereği hükümlerin açıklanmasına neden olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin hükümle ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek kararın sonucuna göre hükümlerin açıklanıp açıklanmayacağına karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir; ancak,

1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklanmasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça ifade edilmesi, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirilmesinin yapılması, Ceza Kanunu'nda öngörülen sıra ve esalara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkumiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine,

hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır.

Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanun'un 308/7 ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır.

Yerel mahkemece, bu ilkelere uyulmadan, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerinin ve suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğu, hangi nedenle hangi delillere üstünlük tanındığı tartışılıp değerlendirilmeksizin, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılması ve hükümlerin açıklanması nedenlerinin ifade edilmesiyle yetinilerek, yasal gerekçeden yoksun şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,

2- Kabul ve uygulamaya göre de:

a) Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2011 tarihli iddianamesindeki anlatım ve uygulanması istenen sevk maddelerine göre; sanığın, mağdur ...'a karşı TCK'nın 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit, diğer mağdur ...'a karşı TCK'nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçlarını işlediği iddia edilmesine rağmen sanık hakkında mağdur ...'a karşı TCK'nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit, diğer mağdur ...'a karşı TCK'nın 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçlarından dolayı yasal gerekçeye dayanılmaksızın mahkumiyet hükümleri kurulması,

b) Karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK'nın 106/1-1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.

TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca.

“Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre TCK'nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçu açısından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

c) Sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit ile TCK'nın 125/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 125/1. madde ve fıkrasındaki hakaret suçlarının, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, mağdurlar ... ile ...'ın hükümlerin tefhim edildiği 07.04.2015 tarihli duruşmada şikayetlerinden vazgeçtiklerini ifade etmeleri karşısında, TCK'nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine dair beyanı alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

d) Sanığın, mağdurlar ... ve ...'a ait facebook hesaplarından temin ettiği mağdurların kişisel veri niteliğindeki görüntülerini, aynı sitede mağdur ... adına açtığı sahte hesap üzerinden, 19.01.2011 tarihine kadar yayımlayarak, mağdurlara karşı üst sınırı 4 yıl hapis cezasını gerektiren TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediği iddia edilmiş olup, suç tarihinden sonra,

05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;

a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/3896, K. 2018/3594, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3896
Karar No
2018/3594
Tarih
28 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/3896 K.2018/610
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3897 K.2018/2247
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/3898 K.2018/8075
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/3898 K.2018/2880
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/3899 K.2018/2876
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/3899 K.2018/659

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.