KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/6566 E., 2018/3607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal
- Hüküm
- CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan TCK'nın 132/3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 09.07.2009 tarihinde işlediği sabit görülen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 132/3, 62/1, 53/1 maddeleri gereğince iki kez 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli, 2011/681 esas, 2011/1269 sayılı kararının itiraz edilmeden 27.10.2011 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli, 2014/647 esas,
2015/85 sayılı kararı ile 17.11.2014 tarihinde işlediği sabit görülen kasten yaralama suçundan dolayı TCK'nın 86/2,3-a, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 10.02.2015 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 09.07.2009 tarihli hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli, 2015/163 esas, 2015/468 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya kapsamına göre; sanığın çalıştığı şirketteki işinden çıkarılması nedeniyle şirket yetkilisi olan mağdurlarla yapmış olduğu telefon görüşme kayıtlarını açmış olduğu işe iade davasına delil olarak sunması şeklinde sübutu kabul edilen olayda, kayda aldığı konuşma içeriklerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, açmış olduğı işe iade davasındaki iddialarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, kanuna aykırı,
2- Gerekçeli karar başlığında 11.05.2009 olan suç tarihinin 09.07.2009 olarak yanlış gösterilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/6566, K. 2018/3607, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama