KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/7010 E., 2018/2870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/3-1, 62, 53/1, 58/6-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, 1.40 promil alkollü olarak şehir merkezinde ters yola giren ve durdurulmak istendiğinde, bu kez de başka bir cadde de ters yolda ilerlerken yaya olarak yakalanan sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 179/2. maddesi” yerine, uygulama maddesinin TCK'nın 179/1-3 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/7010, K. 2018/2870, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama