KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2018/4246 E., 2020/1205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 62, 52/2-3, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın,...
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile belirlenen 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alıp, 25/12/2003 tarih ve 2003/6692 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özel çevre koruma alanına dahil edilen bölgedeki yol üzerine izin almaksızın tekerlekli ahşap kulübe inşa ettiği, bozma sonrası aşamada yeniden icra edilen keşif sonrası inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda suça konu geçici yapının sit alanının doğal dokusuna zarar verdiğini belirttiği, her ne kadar sanık müdafii suça konu yer ile ilgili yapı kayıt belgesi sunmuş ise de.
2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı,
buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte,
korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği anlaşılmakla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/4246, K. 2020/1205, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama