KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2018/4567 E., 2019/4587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 65/a, TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, müşteki vekili, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1) Şikayetçi Orman İşletme Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında;
“dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasında;
katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili ve sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir.
Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihi olan 13/03/2007 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/4567, K. 2019/4587, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama