İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/4825 K.2020/1777

Gizliliğin ihlali suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma…

Esas2018/4825Karar2020/1777Tarih19 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.132 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2018/4825 E., 2020/1777 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Gizliliğin ihlali (Görevi kötüye kullanma
Hüküm
TCK'nın 6352 sayılı Kanun’un 92. maddesi ile değiştirilen 285/2, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.132 kelime·6 dk okuma

Gizliliğin ihlali suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri CMK'nın 135. maddesinde düzenlenmiştir.

Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibariyle hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.

Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır.

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” CMK'nın 135/8. madde ve fıkrasında düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir.

Buna karşın CMK'nın 138/2. madde ve fıkrasının açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre,...

İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan ve beyanına göre koruma şube amirliğinde görevlendirilen sanık ...’nın, Çayıralan Cumhuriyet Başsavcılığınca Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ile birlikte uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, fuhuş, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde tefecilik suçlarından yürütülen 2009/623 numaralı adli soruşturma kapsamında, Çayıralan Sulh Ceza Mahkemesinin 28.12.2009 tarihli ve 2009/96 değişik iş sayılı kararı ile hakkında CMK’nın 135. ve devamı maddeleri gereğince 3 ay süre ile iletişimin tespiti, dinlenmesi,

kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile CMK’nın 140. maddesi gereğince 4 hafta süreyle teknik araçlarla izleme kararı verilen tanık ...’yi, 09.01.2010 günü saat 12.45 sularında telefonla arayıp, (“Sanık:... işte emniyete ben neyse bi ara konuşalım senle tamam şu an telefon senin telefon da şey”, Tanık ...: “Biliyom canım dinleniyo dinlensin gardaşım benim bi şeyim yok gizlim yok”...

Tanık ...: “Tamam abicim... sen bi telefonunu versen ben...’a vardığımda konuşurum ben senle”, “Sanık: “Yalnız bak benim telefonumu senin numaradan arama”, Tanık ...: “Tamam ustam benim... benim telefonum 12 saat dinleniyorda”, Sanık: “Biliyorum onu onuda biliyorum yani...” biçimindeki konuşmalarla) ona dinleme kararı bulunduğunu bildirerek,

soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal ihlal etmek suretiyle TCK'nın 285. düzenlenen gizliliğin ihlali ve aynı Kanun’un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;

Sanık hakkında verilmiş herhangi bir iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığı gibi, sanığa isnat edilen gizliliğin ihlali ve görevi kötüye kullanma suçlarının, CMK'nın 135/8. madde ve fıkrasında belirtilen katalog suçlardan da olmadığı, dolayısıyla tanık Sefa hakkında alınan iletişim tespit tutanaklarının bu suçların delili olarak kullanılamayacağı gözetilerek, hukuka aykırı delil dışlandığında, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı CMK'nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,

2- Kabul ve uygulamaya göre de:

Sanığa isnat edilen gizliliğin ihlali suçu TCK'nın 285. maddesinin 1. fıkrasında, “Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlâl eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ancak, soruşturma aşamasında alınan ve kanun hükmü gereğince gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğinin ihlâli açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.” şeklinde düzenlemiş ve maddenin 3. fıkrasında fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağı ifade edilmiş iken,

05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 92. maddesi ile yapılan değişiklikle aynı suç anılan maddenin 2. fıkrasında “Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi,

bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenerek hapis cezası ile adli para cezası seçenek olarak öngörülmüş; ancak, maddenin 4. fıkrasında suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi değil, kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağının belirtilmiş olması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrasındaki, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,

failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gereğince suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeden,

sonuç olarak adli para cezası hükmedileceğinin açıklanmış olması karşısında suç tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme sanık lehine olmasına rağmen 6352 sayılı Kanun’un 92. maddesi ile değiştirilen düzenlemenin seçenek ceza öngörmesi ve adli para cezası tercih edilmesi nedeniyle daha lehe olduğuna dair soyut ve yanılgılı gerekçelere dayalı olarak,

iddianamede gizliliğin ihlali ve görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilen eylemin bir bütün halinde gizliliğin ihlali suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinden dolayı 4483 sayılı “Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun” hükümlerine göre soruşturma izni alınması için durma kararı verilip verilmeyeceğinin, TCK'nın 6352 sayılı Kanun’un 92. maddesi ile değiştirilen 285. maddesinin 4. fıkrasının ve TCK’nın 53. maddesinin 5. fıkrasının uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği de dikkate alınmadan,

sanık hakkında 06.03.2014 tarihli bozma ilamından önceki 20.11.2012 tarihli hükümde sanığın neticeten 20 eşit taksitte ödenmek üzere 10 ay hapis cezasından çevrilen 300 gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanık yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği de nazara alınmadan, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, sanığın, TCK'nın 6352 sayılı Kanun’un 92. maddesi ile değiştirilen 285/2, 62/1,

52/2-4. maddeleri gereğince 20 eşit taksitte ödenmek üzere 304 gün karşılığı 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, kazanılmış hak ilkesi de ihlal edilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/4825, K. 2020/1777, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2018/4825
Karar No
2020/1777
Tarih
19 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4827 K.2020/2511
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4829 K.2020/2031
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4829 K.2020/1931
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/4830 K.2020/980
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4831 K.2020/1582
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4831 K.2020/1508

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.