KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2018/807 E., 2019/5429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK’nın 89/4, 31/3, 62, 50/3-1-b. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafiin tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal yönden inceleme yaptırılması ve mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiş ise de;
suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibariyle 22-23 yaş aralığında olduğu, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle imkansız bulunduğu ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşılmış, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar“ (f) bendinde yer alan “failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/807, K. 2019/5429, 22 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama