KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2018/8228 E., 2019/424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile temyiz vasfında olmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün davalı taraf açısından kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı tarafça gözaltı tarihinden itibaren faize hükmolunmasının talep edildiği ve dosya içeriğine göre davacının 03.12.2013 tarihinde gözaltına alındığı dikkate alınarak, hükmün esasını oluşturan kısa kararda davacının talebine uygun olarak gözaltı tarihi olan 03.12.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasına karşın, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında faize hükmolunmaması suretiyle çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8228, K. 2019/424, 14 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama