İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/12697 K.2020/2696

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere,…

Esas2019/12697Karar2020/2696Tarih11 Mart 2020Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2019/12697 E., 2020/2696 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Hüküm
TCK'nın 277/1-1, 43/2, 62, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma

Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığa isnat edilen eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Şikayetçi ...’nın aşamalarda özde değişmeyen ve doktor raporu ile de doğrulanan beyanları, sanık ...’in şikayetçi ... tarafından bildirilen yer ve zamanda onunla karşılaştığına ve konuştuğuna dair savunması, dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; kuyumcu olan sanık ...’in davacı, ...’in ise davalı sıfatını taşıdıkları ve Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2014 tarihli, 2013/101-2014/475 sayılı kararı ile davanın reddi ile sonuçlanan menfi tespit davasında;

ayrıca, sanık ...’in şikayetçi sıfatını taşıdığı ve Karacabey (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli, 2013/268-2013/1092 sayılı kararı ile açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan ...’in beraati ile sonuçlanan ceza davasında, tanık olarak ifadeleri alınan ve ...’e ait iş yerinde çalışan şikayetçi ...’nın, 09.09.2014 günü saat 21.00 sularında evine doğru yalnız başına yürürken, arkasından aniden gelen sanık ... tarafından, sağ koluna bir cisim batırılması sonucunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı; ayrıca, sanık ...’in, yaralı haldeki şikayetçi ...’ya.

“Sana batırdığım iğne kuduz virüsü taşıyor, bunun tedavisi de bende, başka kimsede yok, yarın savcıya gidip, benim lehime ifade vermezsen, senin torunların var, çalışma arkadaşların olan ...’ın çocuklarını, kızlarını geneleve düşürürüm.”, “Eğer ki ifadeni değiştirmezsen, bu iğnenin panzehiri bende olduğu için kudura kudura ölürsün, bu söylediklerim diğer arkadaşların için de geçerli.” diyerek uzaklaştığı, şikayetçi ...’nın ertesi gün kolluğa müracaat etmesi üzerine başlatılan adli soruşturma sonunda,

gerek şikayetçi ...’nın gerek gıyaplarında tehdit edilen ...’ın temyiz aşamasındaki hukuk ve ceza davalarında tanık olarak dinlenilmeleri nedeniyle sanığın, şikayetçi ve şikayetçinin arkadaşlarına yönelik tehdit eyleminin TCK’nın 43/2. madde ve fıkrası kapsamında zincirleme şekilde yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda;

İddianameye konu edilen ve etkileme girişimi olarak değerlendirilen sanığın sözlerinin, özellikle “...yarın savcıya gidip, benim lehime ifade vermezsen...” ifadesi de dikkate alındığında, olaydan bir gün sonra karara bağlanan, şikayetçinin daha önce tanık olarak ifadesini verdiği Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/101 esasına kayıtlı dava dosyasına ilişkin olmadığı, Karacabey (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/268 esas sayılı dosyanda ise 03.10.2013 tarihinde karar verilmiş olup, kararın sanık adına vekili tarafından temyiz edildiği, dolayısıyla sanığın, “görülmekte olan”, yani;

“mahkeme esasına kaydedilmiş ve henüz sonuçlanmamış” bir davaya yönelik olmayan eylemlerinin, TCK’nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit ve tehdidin ciddiliğini vurgulamak amacıyla aynı maddenin 3. fıkrası yollamasıyla TCK’nın 86/2-3-e madde, fıkra ve bendindeki kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle TCK’nın 277/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

2- Kabul ve uygulamaya göre de:

a) Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerek Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 tarihli ve 65–69, 22.10.2002 tarihli ve 234–366, 04.07.2006 tarihli ve 127–180, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 21.02.2012 tarihli ve 279–55, 15.04.2014 tarihli ve 599-190, 28.03.2017 tarihli ve 214-206 sayılı kararlarında;

“dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında adliyeye karşı işlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında;

sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle şikayetçi ...’nın sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle bu suç açısından davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin 04.06.2015 tarihli duruşmada davaya katılmasına karar verilip, gerekçeli karar başlığına katılan olarak yazılmasına rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren şikayetçi lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi,

b) Sanığın eyleminin tehdit suçunu da içerdiği kabul edilmesine göre; TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kapsamında daha ağır cezayı içeren yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan belirlenen temel cezanın, TCK'nın 277. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.” hükmü uyarınca artırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığa eksik ceza tayini,

c) Adliyeye karşı işlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle gerek şikayetçi ...’nın gerek şikayetçinin arkadaşları olan ...’ın anılan suçun mağduru olmadıkları ve zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında belirlenen temel cezada, TCK’nın 43/2. madde ve fıkrası gereğince ¼ oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,

d) Sanık hakkında TCK'nın 277/1 ve 43/2. madde ve fıkraları gereğince belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda, sanığa, 2 yıl 1 ay hapis cezası hükmetmek yerine, TCK'nın 61. maddesine aykırılık oluşturacak şekilde yılın aylara dönüştürülüp, 1 yıl 13 ay hapis cezası hükmolunarak eksik ceza tayini,

e) Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve T.C. Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilerek saklı tutulmasına, 11.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/12697, K. 2020/2696, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/12697
Karar No
2020/2696
Tarih
11 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/12698 K.2020/3633
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/12698 K.2020/2698
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/12699 K.2020/2397
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/12699 K.2020/3632
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/12701 K.2020/2707
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/12701 K.2020/3630

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.