İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/13345 K.2020/5432

Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri…

Esas2019/13345Karar2020/5432Tarih21 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.004 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2019/13345 E., 2020/5432 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2020
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.004 kelime·5 dk okuma

Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2017 tarihli ve 2017/617 esas, 2017/1012 sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekili tarafından yapılan itirazların reddine ilişkin mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/1508 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,

Dosya kapsamına göre, olay tarihinde doktor olarak görev yapan sanığın, kolundaki yaralanma sonucu oluşan kırık nedeniyle kendisine müracaat eden katılana yanlış tedavi uyguladığından bahisle, katılanın iyileşme sürecinin uzamasına ve mağdur olmasına neden olduğu kabul edilerek mahkemesince, 5237 sayılı Kanunun 257/2. maddesi uyarınca ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;

benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14/03/2017 tarihli ve 2017/14316 esas, 2017/7499 karar sayılı ilâmında, "... doktor olan sanıkların özel hastanede çalışanı olmaları nedeni ile de, eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçuna vücut vermeyeceği anlaşıldığından,..." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda,

suç tarihinde Özel Acıbadem Hastanesinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı olarak görev yaptığı anlaşılan ve hatalı tedavi uygulaması nedeniyle katılandaki kırığın geç iyileşmesine neden olmak suretiyle katılanın mağdur olmasına neden olduğu Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 03/01/2014 tarihli ve 9613 sayılı raporu ile belirlenen sanığın, anılan Kanunun 89. maddesinde düzenlenen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu yerine, 257/2. maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın belirtilen nedenle kabulü yerine,

yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 10/10/2019 gün ve 94660652-105-26-11640-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2019 gün ve 2019/10095 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Oluş ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde Özel Acıbadem Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olarak görev yapan sanık doktor tarafından, sağ kolu kırılan 7 yaşındaki mağdura eksik ve hatalı tedavi uygulaması nedeniyle kırığın geç iyileşmesine neden olmak suretiyle işlev zaafiyeti olabileceği iddiası ile taksirle yaralama suçundan açılan davanın yargılaması sonucunda, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2014 tarih, 2014/337 E., 2014/319 sayılı kararı ile TCK’nın 89/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, söz konusu kararın sanık müdaafii tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 06.04.2017 tarih, 2015/17126 E., 2017/2899 K. sayılı kararı ile Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 03.01.2014 tarihli raporunda; “ Dr. Özçelik tarafından hastanın koluna daha önce konulmuş olan alçıyı çıkarıp oluşan kırık yönünden değerlendirme yapmamasının tıbbi eksiklik olarak nitelendirildiği, ancak kırık fark edildikten sonra ilgili hekim tarafından hastanın gereken tedavi, takip ve konsültasyonlarının yapılmış olduğu,

oluşan humerus lateral kondilindeki kırık geç teşhis edilmiş olmakla birlikte, bu tür kırıklarda tedavi gecikmesine bağlı oluşabilecek "cubitus valgus deformitesi, eklem hareket kısıtlılığı, sinir lezyonu" gibi istenmeyen durumların ortaya çıkmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla kırığın herhangi bir sekel bırakmadan iyileşmiş olduğu, teşhisteki gecikme sonucu küçüğün kolunda kalıcı bir fonksiyonel kısıtlılık gelişmediğinin” bildirilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 257/2. maddesindeki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu,

Eskişehir 8.Asliye Ceza Mahkemesi 31.10.2017 tarih, 2017/617 E.,2017/1012 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyarak, sanık doktor hakkında TCK’nın 257/2,62/1 ve CMK’nın 231/5-6.maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği, bu karara sanık müdafii ve katılan vekili tarafından yapılan itirazın, Eskişehir 1.Ağır ceza Mahkemesinın 28.11.2017 tarih ve 2017/1508 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmakla;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.06.2019 tarihli ve 2016/7-1413 esas, 2019/489 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz başvurusu üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın,

CMK'nın 231. maddenin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması durumunda hak arama özgürlüğü ile 4 Kasım 1950 tarihli İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin) 13. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edilebileceği ve ayrıca ceza muhakemesi hukukunun maddi gerçeğe ulaşma amacıyla da bağdaşmayan sonuçlara neden olabileceği göz önüne alındığında,

itiraz merciinin CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, suç nitelendirmesinin doğru yapılıp yapılmadığı, mevcut delillerin mahkumiyete yeterli nitelikte bulunup bulunmadığı, eksik inceleme sonucu karar verilip verilmediği,

hükmedilen hapis ve/veya adli para cezası yanında, uygulanmasına karar verilen güvenlik tedbirleri, vekalet ücreti gibi hususlarda yerel mahkeme kararının isabetli olup olmadığı vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; sanık müdafinin, olay tarihinde sanığın özel bir hastanede doktor olarak görev yapması nedeni ile görevi ihmal suçunun faili olamayacağı, mağdurdaki kırığın herhangi bir sekel bırakmadan iyileşmesi nedeni ile beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçelere dayalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine ilişkin itirazı üzerine, itiraz merciince, CMK'nın 231. maddesinde sayılan koşulların bulunup bulunmadığının tespiti yanında, itiraza konu karar hem maddi hem de hukuki yönden değerlendirilerek,

hukuka aykırılık saptanması halinde gerekçesi de gösterilmek suretiyle itiraz kabul edilip, yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, sadece CMK'nın 231. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususuyla sınırlı ve şekli olarak inceleme yapılıp, maddi olay ve hukuki yönden irdelemeye yer vermeyen yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2017 tarihli ve 2017/617 esas, 2017/1012 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2017 tarihli ve 2017/1508 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/13345, K. 2020/5432, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/13345
Karar No
2020/5432
Tarih
21 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/13345 K.2020/12180
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/13346 K.2020/12140
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/13346 K.2020/12181
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/13347 K.2020/12182
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/13348 K.2020/12183
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/13349 K.2020/12141

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.