KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2019/13599 E., 2020/2349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıyla
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
765 sayılı TCK'nın 459/2-son, 59/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2010 tarih ve 2009/921 esas ve 2010/434 sayılı, 20.01.2011 tarihinde kesinleşmiş bulunan ilamı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip, 5 yıl denetim süresi belirlenen sanığın denetim süresi içinde 05.04.2011 tarihinde işlediği hırsızlık suçu nedeniyle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2017 tarih ve 2012/51 esas ve 2017/296 sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu hükmün 18.10.2018 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2018/604 esas 2019/253 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanununun 455/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran aynı Kanunun 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, suç tarihi olan 14.06.2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/13599, K. 2020/2349, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama