KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2019/14000 E., 2020/2184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2, CMK’nın 223/8 maddesi gereğince düşme
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanığın hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü, 02:45 sıralarında, meskun mahal dışında, virajlı, iki yönlü, 6 metre genişliğinde görüşün far ışığında açık olduğu, asfalt yolda kaza saatinden yaklaşık 1,5 saat sonra yapılan ölçümde 0,55 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile kanala düşmesi sonucu asli kusurlu olarak aracında bulunan iki kişinin ölümüne neden olduğu olayda;
Her ne kadar sanığın dikkatsizlik ve tedbirsizlikle ölüme sebebiyet verme (taksirle öldürme) suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 455/2. maddelerinde belirtilen cezanın üst sınırının 10 yıl hapis cezası olup, TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zaman aşımı süresinin 15 yıl olduğu, suç tarihi olan 04/08/2004 tarihinden itibaren bu sürenin dolduğu anlaşıldığından açılan kamu davanın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda sanık hakkında, taksirle öldürme eylemine ilişkin açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılanlar vekilinin, sanığın savunmasının alınmasına gerek olmadığına, istinabe evraklarının eksik gönderilmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kısa kararda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilirken toplanan deliler nedeniyle zimmet suçunun oluşmadığının yazılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/14000, K. 2020/2184, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama