İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/4157 K.2019/9162

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 26/04/2018 tarih, 2017/547-2018/326 sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan tayin edilen hükmün ortadan…

Esas2019/4157Karar2019/9162Tarih19 Eylül 2019Okuma7 dk · 1.475 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2019/4157 E., 2019/9162 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2019
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Taksirle Öldürme
Hüküm
İlk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak; TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.475 kelime·7 dk okuma

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 26/04/2018 tarih, 2017/547-2018/326 sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan tayin edilen hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilerek, bilinçli taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin kurulan hüküm, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığına, sanığın basit taksirle adam öldürmeden mahkum edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Olası kast TCK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasında; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâli” biçiminde tanımlanmış, fıkra gerekçesinde ise; “Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.” şeklinde, olası kastın uygulanma şartları belirtilmiştir. Öğretide de, olası kast, suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceği, ciddi bir şekilde mümkün görülmesine rağmen, fiilin işlenmesi suretiyle tipikliğin gerçekleşmesi şeklinde tanımlanmıştır. (Koca/Üzülmez; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler; 4. Baskı; sh. 152.)

Fail, hareketinden doğacak sonuçları bilerek ve isteyerek hareket etmişse kast gerçekleşmiştir. Buna karşılık, fail belli bir sonucu gerçekleştirmek üzere hareket ederken, bunun yanında başka sonuçların meydana gelmesini de göze almış ve bu sonuçlar da gerçekleşmişse, failin bu sonuçlar açısından da kasten hareket ettiği kabul olunur. Çünkü fail, asıl kastettiğinden başka, hareketinden doğacak diğer sonuçları tahmin ettiği veya öngördüğü halde hareketini devam ettirmiştir.

Dolaylı kast olarak adlandırılan bu kast türüne, belirli olmayan kast, gayrimuayyen kast, olursa olsun kastı veya dolus eventualis de denilmektedir. (Nur Centel, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 2. Bası, s.349, Artuk-Gökcen -Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, s.597 vd.), (Ayhan Önder, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt. 2, s. 293 vd, Uğur Alacakaptan, Suçun Unsurları, s.139 vd., Timur Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s.312 vd.)

İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış olup, 5237 sayılı TCK’da, 765 sayılı TCK’da yer verilen, “tedbirsizlik”, “dikkatsizlik”, “meslek ve sanatta acemilik”, “nizamat, evamir ve talimata riayetsizlik”, “kayıtsızlık veya tedbirsizlik”, “hataen ve kayıtsızlıkla”, “müsamaha ve dikkatsizlik” şeklindeki taksir kalıplarına ilgili suç tiplerinde yer verilmemiş, ancak gerek öğretide, gerekse uygulamada, bu taksir kalıplarına yer verilmemiş olmanın, bir eksiklik veya farklılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.

Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.

Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları,

a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,

b) Hareketin iradiliği,

c) Neticenin iradi olmaması,

d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,

e)Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi,

Şeklinde belirtilmiştir.

Bilinçli taksir kavramı mülga 765 sayılı TCK’nın 45. maddesine 8.1.2003 tarihli ve 4758 sayılı Kanun ile eklenen son fıkra ile hukukumuza girmiş olup, anılan fıkrada, “Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza ... arttırılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 22. maddenin 3. fıkrasında da korunmuştur.

Taksirden söz edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekli ve yeterli olmasına karşılık, bilinçli taksir halinde failin somut olayda ayrıca bu neticeyi öngörmüş olması da gereklidir.

Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.

Bilinçli taksirde netice somut olarak öngörüldüğü halde, istenmemiştir.

Bilinçli taksiri, taksirden ayıran özellik, bilinçli taksirde istenmeyen netice fiilen öngörülürken, taksirde öngörülmemektedir.

Yasada, taksirin bir türü olarak düzenlenmiş bulunan bilinçli taksir esas itibariyle olası kastın sınırlarını daraltıcı bir işlev görmektedir. Bu nedenle, olası kastın anlamı ve sınırları belirlenmeden, bilinçli taksirin kapsamının tayini mümkün değildir.

Olası kast ve bilinçli taksir öngörme unsuru itibariye örtüşmesine rağmen, isteme unsuru bakımından ayrılmaktadır.

Olası kastı bilinçli taksirden ayıran özellik, mümkün yada muhtemel olarak öngörülen neticenin kabullenilmesi, failin öngördüğü tipik neticenin meydana gelmeyeceğine yönelik bir güveni olmadan hareket etmesidir. Başka bir anlatımla, fail öyle yada böyle herhalde hareketi gerçekleştirirdim diyorsa olası kast, neticenin gerçekleşeceğini bilseydim hareketi gerçekleştirmezdim, diyorsa bilinçli taksir söz konusudur.

Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt; taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, bilinçli taksir halinde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır.

Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin hali ile bir tutulamayacağından, neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; olay tarihinde saat 21.00 sıralarında, işlerinin bozuk olması nedeniyle morali bozuk olan sanık ...'ın 4,25 promil alkollü bir şekilde müştekilerin evine geldiği, müşteki ...'nın sanığın isteği üzerine sanığa 6 tane fişek verdiği,

sanığın evden ayrılacağı sırada müşteki ...'nın sanığa fişekleri ne yapacağını sorduğunda, sanığın "3-4 kişiyi vuracağım, evde bu gece herkesi vuracağım" şeklinde cevap vermesiyle, müşteki ...'nın sanığın hareketlerinden tedirgin olduğu ve sanığın peşinden gittiği, sanığın evin üst katında bulunan iki tüfekten birisini alarak aşağı indiğini gören müşteki ...'nın, jandarmaya haber vermek için sanığın evinden ayrılarak kendi evine geçtiği, devamında sanığın bu kez elinde tüfekle katılanların evine tekrar geldiği ve müşteki ...'dan iki adet fişek daha istemesi üzerine müşteki ...'nın fişek vermeyeceğini söylediği,

bu esnada evin ışığı açık şekilde balkonunda bulunan müşteki ... ve maktül ...'ın, evin önünde bulunan sanık ile müşteki ...'nın bulunduğu ev önü avlu olarak tabir edilebilecek yere baktıkları, müşteki ...'nın balkonda bulunduğu konum itibariyle balkon ve sanık ile müşteki ...'nın olduğu yer arasında sundurma-sundurmanın üzerindeki asmada yaz mevsimi itibariyle yapraklarının bulunduğu, ayrıca sundurma üzerinde branda(tente) olması nedeniyle görüş açısının kapalı olduğu fakat seslerin duyulduğu,

müşteki ...'nın sanığa fişek vermediği ve sanığa jandarmayı arayacağını söylemesiyle sanığın elinde bulunan tüfeğin kurma kolunu iki kez çekerek bir kez ateş ettiği, sanığın elindeki atışa engel herhangi bir mekanik arızası bulunmayan, yere düşme, çarpma, vurulma gibi şekilde ateşleme gerçekleşmeyen yarı otomatik av tüfeğiyle bir ateş etmesi sonucunda evin balkonunda bulunan maktül ...'ın başının sağ tarafından yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede ateşli silah yaralanmasına bağlı beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu vefat ettiği olayda;

müştekiler ile sanık ... arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı anlaşılmış ise de; ekspertiz raporu incelendiğinde sanık tarafından kullanılan av tüfeğinin öldürmeye elverişli bir alet olduğunda kuşku bulunmadığı ve çalışır vaziyette olduğu, maktulün balkonda bulunduğu yerin olay yeri inceleme raporuna göre, avlu zemininden 330 cm metre yüksekliğinde ve 695 cm uzaklığında olduğu, sanığın evin avlusunda hedef gözetmeksizin tüfekle ateş etmesi sonucunda maktul ...'ın öldüğü,

kolluk kuvvetleri tarafından çizilen olay mahalline ilişkin krokinin incelenmesinde ve yapılan keşifle sanığın atış yaptığı yerin evin avlusunda bulunduğu görülmekle olay yerinin yerleşim yeri niteliğine haiz olduğu, maktul ...'ın duruş pozisyonunun sanığın hedef alanı içerisinde olduğu, sanığın iki kez tüfeğe doldur boşalt yapmış olduğu, bu noktada eylemini iradi olarak sürdürdüğü,

sanığın tüfekten çıkacak saçmaların yerleşim yeri içerisindeki yakınında bulunan veya bulunabilecek kişi ya da kişilere isabet ederek ölümüne neden olabileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullendiğini eylemli olarak ortaya koyduğu, bir başka deyişle sanığın ölümün meydana geleceğini bilerek ve göze alarak, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, meydana gelen sonucu kabullenerek hareket ettiği anlaşılmakla, sanığın eylemini olası kast ile işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek,

bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de; Sadece kasıtlı suçlarda müsadere kararı verilebileceği dikkate alınmadan, taksirle öldürme suçundan mahkumiyet halinde TCK'nın 54. maddesi uyarınca, "2017/796 Esas sayılı emanet içerikleri 1 adet 12 cal. Clever mirage marka kartuş ve 1 adet 12 kalibre 15G-0735 seri no'lu üzümlü marka oscar model av tüfeğinin kasıtlı suçun işlenişinde kullanılmış olmaları nedeniyle" müsaderesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 24/12/2018 tarih, 2018/1760-2018/2892 sayılı "sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan tayin edilen hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilerek, taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine" dair hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMK'nın 307/4. maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Yalova Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/4157, K. 2019/9162, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/4157
Karar No
2019/9162
Tarih
19 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/4158 K.2019/11573
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/4159 K.2019/13221
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/4159 K.2019/14357
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/4160 K.2019/8353
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/4160 K.2019/6953
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/4160 K.2019/6501

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.